Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi ile Türk-Alman Üniversitesi ortaklığında faaliyet gösteren Dijitalpark Teknokent, kampüs yönetimini dijitalleştirmeye yönelik Akıllı Kampüs Dönüşüm Projesi’ni başlattı. Projenin ilk fazında Nu Teknoloji tarafından geliştirilen gerçek zamanlı enerji yönetim sistemi uygulamaya konuldu.
Kurulan dijital altyapı sayesinde kampüsün enerji kullanımı anlık olarak izlenerek kaynakların verimli kullanılması sağlanacak. İlerleyen aşamalarda ise karbon yönetimi, dijital ikiz ve yapay zekâ destekli operasyon yönetimi gibi uygulamaların sisteme dahil edilmesi hedefleniyor.
Hedef Yıllık 4,7 Milyon Lira Maliyet Avantajı
Bünyesinde 435 Ar-Ge şirketini barındıran Dijitalpark Teknokent’in yıllık enerji tüketimi yaklaşık 4.355 MWh seviyesinde bulunuyor. Sistemin tam kapasiteyle yaygınlaşması halinde enerji tüketiminde %27,2 oranında tasarruf sağlanması, yıllık yaklaşık 4 milyon 740 bin Türk lirası maliyet avantajı elde edilmesi ve yıllık karbon emisyonunun 550 ton azaltılması öngörülüyor.
Türkiye'de 4691 sayılı Teknoloji Geliştirme Bölgeleri Kanunu kapsamında faaliyet gösteren teknoparklar, Ar-Ge firmalarının enerji verimliliği ve yeşil dönüşüm standartlarına uyum sağlamasında öncü rol oynamaktadır. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı vizyonuyla uyumlu bu uygulamalar, teknolojik altyapıların gerçek saha ortamında test edilip doğrulanmasına olanak tanıyarak üniversite-sanayi iş birliğini güçlendirmektedir.
Non-Cellular 5G Teknolojisiyle Kesintisiz Haberleşme
Dijitalpark Teknokent Genel Müdürü Prof. Dr. Tahsin Engin, projenin Milli Teknoloji Hamlesi vizyonu doğrultusunda üniversite, teknopark ve sanayi iş birliğinin somut bir örneği olduğunu belirtti. Kampüsteki dönüşümün Türk mühendisleri ve akademisyenlerinin ortak başarısını temsil ettiğini aktaran Engin, oluşturulan altyapının yeni teknolojilerin geliştirileceği yaşayan bir laboratuvar işlevi göreceğini vurguladı.
Nu Teknoloji İş Geliştirmeden Sorumlu Kurucu Ortağı Ayşe Nur Koroğlu ise projede hücresel olmayan non-cellular 5G (DECT NR+) haberleşme teknolojisinin kullanıldığını ifade etti. Koroğlu, bu teknoloji sayesinde yüksek cihaz yoğunluğu ve bağımsız özel ağ mimarisi elde edildiğini, sensörler ile IoT cihazlarından gelen verilerin güvenli ve düşük gecikmeli bir iletişim altyapısıyla yönetileceğini bildirdi.