Yeni Birlik Gazetesi
Yeni Birlik Gazetesi Teknoloji Diyarbakır’da nakışın iki yüzü: Yapay zeka mı, 60 yıllık el emeği mi?

Diyarbakır’da nakışın iki yüzü: Yapay zeka mı, 60 yıllık el emeği mi?

Diyarbakır Olgunlaşma Enstitüsü’nde yürütülen üretim faaliyetleri, teknolojik dönüşümün geleneksel zanaat üzerindeki etkisini gözler önüne seriyor. Enstitü atölyelerinde bir yanda tek tuşla karmaşık desenleri işleyebilen yapay zeka destekli modern makineler yer alırken, diğer yanda 60-65 yıllık manuel makineler ustaların ellerinde hayat bulmaya devam ediyor.

Diyarbakır Olgunlaşma Enstitüsü, dijital çağın getirdiği yapay zeka destekli nakış makineleri ile yarım asrı devirmiş manuel tezgahları aynı çatı altında buluşturarak teknoloji ve geleneğin eşsiz bir sentezini sunuyor.

Diyarbakır Olgunlaşma Enstitüsü’nde yürütülen üretim faaliyetleri, teknolojik dönüşümün geleneksel zanaat üzerindeki etkisini gözler önüne seriyor. Enstitü atölyelerinde bir yanda tek tuşla karmaşık desenleri işleyebilen yapay zeka destekli modern makineler yer alırken, diğer yanda 60-65 yıllık manuel makineler ustaların ellerinde hayat bulmaya devam ediyor.

Teknoloji ve ustalığın çatışması

Yeni nesil makineler, üretim hızını artırıp iş yükünü hafifletse de, enstitüdeki usta öğreticiler için el emeğinin yerini hiçbir dijital komut tutmuyor. Ustalar, modern makinelerin sunduğu konforu kabul etseler de, manuel makinelerin sunduğu kontrol mekanizmasının ve ortaya çıkan ürünlerin ruhunun çok daha farklı olduğunu vurguluyor.

Emek, makinenin önüne geçiyor

Enstitüde uzun yıllardır görev yapan Leyla Kıran, modern makinelerin sağladığı kolaylığa rağmen, kendi zevkini ve fikrini nakışa doğrudan aktarabildiği eski makineleri tercih ettiğini belirtiyor. Kıran, modern cihazların sunduğu hıza karşılık, manuel makinelerde harcanan bedensel emeğin ürüne kattığı değerin vazgeçilmez olduğunu ifade ediyor.

Elektriğe bağımlı olmayan gelenek

Usta öğretici Kadriye Kasımoğlu ise manuel makinelerin sadece bir üretim aracı değil, bir "emek simgesi" olduğunu dile getiriyor. Kasımoğlu, elektrik kesintilerinden etkilenmeyen manuel makinelerin, ustanın el, göz ve ayak koordinasyonuyla birleştiğinde ortaya çok daha özgün eserler çıkardığını savunuyor. Kasımoğlu'na göre, modern makineler işi kolaylaştırsa da, manuel makinelerin sunduğu o derin hissiyat ve el emeğinin yarattığı estetik, teknolojik gelişmelere rağmen yerini korumaya devam ediyor.