İstanbul’da düzenlenen dev organizasyon, Türk savunma sanayisinin ulaştığı zirveyi gözler önüne serdi. Gökyüzünde fırtınalar estiren insansız hava araçlarından Çelik Kubbe’nin yeni nesil bileşenlerine kadar pek çok stratejik sistem, fuar alanında ilk kez bir arada görüntülendi.
Savunma sanayisinin kalbinin attığı SAHA EXPO, Türkiye’nin teknolojik bağımsızlık yolculuğundaki en güncel ve güçlü projelerine ev sahipliği yapıyor. Fuar alanının üzerinden çekilen özel görüntüler, yerli üretimin sadece birer prototip değil, birbirini tamamlayan devasa bir savunma ağı olduğunu kanıtlıyor.
Hava sahasının yeni koruyucuları sahnede
Türkiye’nin hava savunma mimarisinin temel taşları olan sistemler, fuarın en çok dikkat çeken bölümlerini oluşturdu. Özellikle Baykar’ın imzasını taşıyan AKINCI, TB2, TB3 ve K2 Kamikaze dronları, gökyüzündeki hakimiyetin sembolü olarak sergileniyor. Roketsan tarafından geliştirilen ve menziliyle caydırıcılık katsayısını artıran TAYFUN füzesi de dış sergi alanında tüm heybetiyle yerini aldı.
Çelik Kubbe projesine stratejik takviye
Aselsan’ın Çelik Kubbe projesine entegre edilecek en yeni teknolojiler de fuarda vitrine çıktı. Elektronik harp, anti-dron ve yönlendirilmiş enerji alanında kritik görevler üstlenecek olan Ilgar 3-lt, Koral AD, Miğfer, Gökalp, Gökberk 10 ve Ejderha AD 210 gibi sistemler, özellikle modern savaş sahasının en büyük tehdidi olan İHA saldırılarına karşı çok katmanlı bir kalkan oluşturmayı hedefliyor.
Zırhlı gücün temsilcisi Altay tankı
Fuarın kara araçları bölümünde ise Türkiye’nin milli ana muharebe tankı Altay, ziyaretçilerin yoğun ilgisiyle karşılaşıyor. Türk mühendisliğinin en güçlü kara platformlarından biri olan Altay, savunma sanayisinin sadece hava değil, kara sistemlerinde de dünyayla rekabet edebilecek seviyeye ulaştığını gösteriyor.
Savunma teknolojilerinde tam bağımsızlık
Fuarın dış sergi alanı, adeta bir teknoloji geçidine dönüştü. Aselsan’ın geliştirdiği Koral, Hisar, Korkut, İhtar ve diğer savunma sistemlerinin yan yana sergilenmesi, Türkiye’nin savunma sanayisindeki ürün çeşitliliğini ve entegre çalışma kabiliyetini gözler önüne seriyor. Bu devasa sergileme, Türkiye’nin kendi savunma mimarisini yerli ve milli imkanlarla inşa etme konusundaki kararlılığını bir kez daha tescilledi.