ABD Adalet Bakanlığı’nın Google’a karşı açtığı tekel davası, verilen yaptırımların yetersiz bulunduğu gerekçesiyle yeniden yargı gündeminin merkezine taşındı. Bakanlık, mahkemenin daha önce aldığı kararların dijital pazarda rekabeti sağlamak için yeterli olmadığını savunuyor. Temyiz başvurusu, yalnızca yaptırımların kapsamını değil, Google’ın en kritik varlıklarından biri olan Chrome tarayıcısını da yeniden tartışmaya açtı. Sürece bazı eyaletlerin de katılması, davanın etkisini daha da büyüttü.
ABD Adalet Bakanlığı Google tekel davasında neden temyize gitti?
ABD Adalet Bakanlığı, Google tekel davasında verilen kararın rekabeti yeniden tesis etmekte yetersiz kaldığı görüşünde. Bakanlığa göre mahkemenin uygulamaya koyduğu sınırlamalar, şirketin arama motoru pazarındaki hâkim konumunu gerçek anlamda zayıflatmıyor. Bu nedenle temyiz dilekçesinde, daha sert ve yapısal önlemlerin devreye alınması gerektiği vurgulanıyor.
Bakanlık, özellikle Google’ın pazardaki gücünü yalnızca sözleşmesel düzenlemelerle değil, sahip olduğu temel teknolojik varlıklarla da pekiştirdiğini savunuyor. Bu yaklaşım, davanın yalnızca hukuki değil, aynı zamanda ekonomik ve stratejik boyutunu da ön plana çıkarıyor.
Google tekel davasında Chrome satışı talebi neden yeniden gündeme geldi?
Google Chrome’un olası satışı, davanın en dikkat çekici başlıklarından biri olmaya devam ediyor. Daha önce verilen kararda, Chrome’un zorla elden çıkarılmasına gerek olmadığına hükmedilmişti. Ancak ABD Adalet Bakanlığı, bu değerlendirmenin eksik olduğunu ileri sürerek konuyu yeniden temyiz gündemine taşıdı.
Bakanlığa göre Chrome, Google’ın arama motoru pazarındaki baskın konumunu korumasında kilit rol oynuyor. Tarayıcının, varsayılan arama tercihleri ve veri akışı üzerinden rekabeti sınırladığı iddia ediliyor. Bu nedenle Chrome satışı, yalnızca sembolik değil, yapısal bir müdahale olarak görülüyor.
Google tekel davasında eyaletlerin temyiz sürecine katılması ne anlama geliyor?
Temyiz sürecine bazı ABD eyaletlerinin de dâhil olması, Google üzerindeki hukuki baskıyı artıran önemli bir gelişme olarak değerlendiriliyor. Eyalet yönetimleri, Adalet Bakanlığı ile benzer şekilde mevcut yaptırımların yetersiz olduğu görüşünü paylaşıyor.
Bu destek, davanın yalnızca federal düzeyde değil, ülke genelinde daha geniş bir mutabakatla ele alındığını gösteriyor. Uzmanlara göre eyaletlerin sürece katılması, mahkemenin temyiz aşamasındaki yaklaşımını da etkileyebilecek bir unsur olarak öne çıkıyor.
Mahkemenin Google tekel davasında daha önce verdiği yaptırım kararı neydi?
2025 yılında açıklanan kararda, davaya bakan Yargıç Amit Mehta, Chrome satışı talebini reddetmişti. Karar metninde, Google’ın temel varlıklarının zorla elden çıkarılmasının “aşırı” bir talep olduğu değerlendirmesine yer verilmişti. Ayrıca şirketin bu varlıkları doğrudan yasa dışı kısıtlamalar için kullandığına dair yeterli kanıt bulunmadığı ifade edilmişti.
Bu yaklaşım, mahkemenin daha temkinli ve sınırlı müdahaleleri tercih ettiğini ortaya koymuştu. Ancak Adalet Bakanlığı, bu çizginin rekabeti korumakta yetersiz kaldığını savunuyor.
Alternatif yaptırımlar Google için neden yeterli görülmedi?
Mahkeme, zorla satış yerine Google’a yönelik çeşitli kısıtlamalar getirmişti. Şirketin arama ve diğer dijital hizmetlerin dağıtımına ilişkin münhasır anlaşmaları sona erdirmesi ve belirli arama verilerini rakipleriyle paylaşması bu yaptırımlar arasında yer alıyordu.
ABD Adalet Bakanlığı’na göre bu önlemler, Google’ın pazar gücünü sınırlamak için yeterli değil. Bakanlık, yapısal değişiklikler olmadan rekabetin kalıcı şekilde sağlanamayacağını öne sürüyor. Bu görüş, temyiz sürecinin temel dayanaklarından biri olarak dikkat çekiyor.
Google tekel davası teknoloji sektörünü nasıl etkileyebilir?
Google tekel davasında temyiz sürecinin sonucu, yalnızca şirketi değil, tüm teknoloji sektörünü yakından ilgilendiriyor. Daha sert yaptırımların uygulanması hâlinde, büyük teknoloji şirketlerinin iş modelleri ve büyüme stratejileri yeniden şekillenebilir.
Uzmanlar, özellikle Chrome satışı gibi radikal bir kararın, dijital pazarda dengeleri değiştirebileceğini belirtiyor. Bu nedenle dava, teknoloji dünyasında yakından takip edilen bir emsal niteliği taşıyor.