Yeni Birlik Gazetesi
Yeni Birlik Gazetesi Teknoloji Hiroşima felaketinden doğan gizem: Atom bombası yeryüzünde olmayan yeni bir madde yarattı!

Hiroşima felaketinden doğan gizem: Atom bombası yeryüzünde olmayan yeni bir madde yarattı!

Hiroşima’ya atılan atom bombasının ürettiği 7.000 derecelik cehennem sıcağının, binaları ve metalleri buharlaştırarak doğada eşi benzeri bulunmayan yeni bir kristal alaşım meydana getirdiği ortaya çıktı.

1945 yılında Hiroşima’ya bırakılan atom bombasının yol açtığı yıkım, aradan geçen onlarca yıla rağmen bilim dünyasını şaşırtmaya devam ediyor. Yapılan son araştırmalar, insanlık tarihinin en büyük trajedilerinden birinin yaşandığı o anlarda, doğada normal şartlar altında oluşması imkânsız olan tamamen yeni bir maddenin meydana geldiğini ortaya koydu.

Floransa Üniversitesi’nden jeolog ve kristalograf Luca Bindi liderliğindeki uluslararası ekip, patlama sonrası şehre yayılan mikroskobik parçacıkları incelediğinde, daha önce literatürde yer almayan silisyum açısından zengin, çok bileşenli bir kristal alaşımla karşılaştı.

7.000 Derecelik Sıcaklık Binaları ve Metalleri Buharlaştırdı

Atom bombasının patladığı an merkez üssünde sıcaklık 7.000 santigrat derecenin üzerine çıktı. Oluşan devasa alev topu; beton yapıları, toprağı, çelik altyapıları, camı ve suyu saniyeler içinde buharlaştırarak plazmayı andıran yoğun bir gaz bulutuna dönüştürdü.

Gökyüzüne yükselen bu erimiş malzeme damlacıkları soğuyarak şehir geneline mikro kürecikler halinde yağdı. Bilim insanlarının "hiroshimaite" adını verdiği bu özel parçacıklardan alınan 34 farklı örnek, yüksek çözünürlüklü mikroskoplar ve X-ışını kırınımı yöntemleriyle atomik düzeyde analize tabi tutuldu.

Atomik Düzeyde Kusursuz Bir Düzen

Yaklaşık 10 mikrometre boyutundaki parçacıkların içinde demir, nikel, silisyum ve alüminyum gibi çok sayıda elementin bir araya geldiği tespit edildi. Araştırmacılar, şehir altyapısının buharlaşmasıyla ortaya çıkan bu karmaşık element çorbasının, aşırı kaotik ortama rağmen şaşırtıcı derecede düzenli bir kristal yapı oluşturduğunu vurguluyor.

Daha önce Manhattan Projesi kapsamındaki Trinity nükleer denemesinin kalıntılarında da benzer bir yapı ("trinitite") keşfeden Luca Bindi, nükleer patlamaların maddeleri sadece yok etmekle kalmadığını, aşırı basınç ve sıcaklık altında beş veya daha fazla metalik element içeren eşsiz kristal alaşımlar sentezlediğini ifade ediyor.

Geleceğin Teknolojilerine Işık Tutabilir

Laboratuvar ortamında elde edilmesi oldukça güç olan bu tür çok bileşenli alaşımlar; yüksek mekanik dayanıklılık, korozyon direnci ve ekstrem sıcaklıklara karşı üstün kararlılık sergilemeleriyle biliniyor. Etik ve yasal sınırlar dâhilinde bu tür kalıntıların incelenmesinin, hem geçmişteki nükleer olayların fiziksel dinamiklerini anlamada hem de malzeme biliminde yeni ufuklar açmada kritik rol oynayabileceği belirtiliyor.

1945'in Ağır Bilançosu

Bilimsel keşiflerin ötesinde, 1945 patlamasının insani faturası hâlâ hafızalardaki tazeliğini koruyor. Hiroşima'ya atılan bomba ilk anda ve 1945 sonuna kadar yaklaşık 140 bin, Nagazaki'deki patlama ise 80 bin can aldı. İlerleyen yıllarda radyasyon zehirlenmesi, lösemi ve kanser gibi kronik rahatsızlıklar nedeniyle hayatını kaybedenlerle birlikte toplam can kaybının 300 binin üzerinde olduğu kabul ediliyor.