Yeni Birlik Gazetesi
Yeni Birlik Gazetesi Teknoloji KAAN’ın Yeni Prototipleri Ortaya Çıktı: P0, P1 ve P2 Arasındaki Farklar Neler?

KAAN’ın Yeni Prototipleri Ortaya Çıktı: P0, P1 ve P2 Arasındaki Farklar Neler?

Haluk Görgün’ün paylaştığı fotoğraflarda KAAN savaş uçağının P0, P1 ve P2 prototipleri ilk kez birlikte görüntülendi. P1’deki tasarım değişiklikleri, MURAD AESA radar entegrasyonu, IRST sensörleri ve yeni kanopi sistemi dikkat çekti.

Türkiye’nin 5. nesil savaş uçağı projesi KAAN, Savunma Sanayii Başkanı Haluk Görgün’ün TUSAŞ tesislerinden paylaştığı yeni görüntülerle yeniden gündeme geldi. Ankara Kahramankazan’daki hangardan servis edilen karelerde KAAN’ın artık tek prototipten ibaret olmadığı, P0’ın ardından P1 ve P2 olarak adlandırılan iki yeni gövdenin de hazır olduğu görüldü. Böylece proje tarihinde ilk kez üç farklı prototip aynı karede görüntülendi.

Fotoğraflar yalnızca prototip sayısındaki artışı değil, aynı zamanda KAAN’ın tasarım evrimini de gözler önüne serdi. Özellikle P1 prototipindeki burun yapısı, kanopi tasarımı, hava alıkları, iniş takımları ve kanat geometrisindeki değişiklikler dikkat çekti.

KAAN Prototip Sayısı Üçe Çıktı: P0, P1 ve P2 İlk Kez Aynı Hangarda Görüldü

Savunma Sanayii Başkanı Haluk Görgün’ün sosyal medya hesabından paylaştığı fotoğraflar, Milli Muharip Uçak KAAN projesinin geldiği son noktayı gözler önüne serdi. TUSAŞ’ın Ankara Kahramankazan’daki tesislerinde çekilen karelerde üç farklı KAAN prototipinin hangarda yan yana bulunduğu görüldü.

Görüntülerde sağ tarafta P1 prototipi yer alırken, sol tarafta burnu kapalı şekilde konumlandırılan ve bazı kaynaklar tarafından P2 olarak adlandırılan platform dikkat çekti. Daha önce kamuoyuna yalnızca P0 prototipi yansımıştı.

Bu gelişmeyle birlikte KAAN projesinin prototip sayısının üçe ulaştığı ve test sürecinin farklı platformlarla eş zamanlı ilerlediği netleşmiş oldu.

P0’dan Elde Edilen Uçuş Verileri P1 Tasarımına Nasıl Yansıdı?

KAAN’ın ilk prototipi olan P0, başlangıçta yalnızca yer testleri için planlanmış bir platformdu. Ancak proje sürecinde yapılan düzenlemeler sayesinde uçuş kabiliyeti kazandırıldı ve iki test uçuşu gerçekleştirildi.

Bu uçuşlarda özellikle şu başlıklarda kritik veriler toplandı:

Aerodinamik performans

Uçuş kontrol yüzeylerinin tepkileri

Uçuş bilgisayarlarının sistem davranışı

Uçağın genel stabilitesi

Toplanan veriler sayısal ikiz simülasyon ortamında analiz edildi. Elde edilen sonuçların P1 prototipinin tasarımında doğrudan kullanıldığı ifade ediliyor.

Bu nedenle P1’in, ilk prototipe kıyasla daha olgun bir tasarım ve uçuşa daha yakın bir konfigürasyon sunduğu değerlendiriliyor.

P1 Prototipinde Burun Tasarımı Neden Değişti? MURAD AESA Radar Etkisi

Fotoğraflarda en dikkat çekici tasarım farkı burun bölümünde görülüyor. P0 prototipinde daha yuvarlak ve test odaklı bir yapı bulunurken P1’de çok daha keskin ve aerodinamik bir burun formu tercih edildi.

Savunma analistlerine göre bu değişim, KAAN’a entegre edilmesi planlanan MURAD AESA radar sistemi ile doğrudan bağlantılı olabilir.

Radom bölgesindeki yeni formun radarın yerleşimi, soğutma ihtiyaçları ve elektromanyetik performansı ile ilişkili olabileceği değerlendiriliyor. Bu sayede radar performansının artırılması ve uçağın radar kesit alanının korunması hedefleniyor.

KAAN’da IRST ve TOYGUN Sistemleri İçin Ayrılan Yeni Alanlar

P1 prototipinde kokpitin ön kısmında ve gövdenin alt bölümünde dikkat çeken yeni bölmeler bulunuyor. Bu alanların elektro-optik sensörler için tasarlandığı değerlendiriliyor.

Öne çıkan sistemler şu şekilde:

IRST (Infrared Search and Track)
Radar kullanmadan hedeflerin yaydığı ısıyı tespit edebilen kızılötesi arama ve takip sistemi.

TOYGUN elektro-optik sistemi
Uzak mesafelerde yüksek çözünürlüklü görüntü elde edilmesini ve lazerle hedef işaretleme yapılmasını sağlayacak sensör paketi.

Bu sistemlerin gövdeye gömülü şekilde konumlandırılması, hem aerodinamik yapıyı koruyor hem de radar görünürlüğünü düşük seviyede tutmayı amaçlıyor.

Tek Parça Kanopi ve Dijital Cam Kokpit Tasarımı

P1 prototipinde dikkat çeken bir diğer değişiklik kanopi tasarımında ortaya çıktı. Önceki prototipte kanopi üzerinde çerçeve ve ayrım çizgileri bulunurken, yeni versiyonda tek parça kanopi tercih edildi.

Bu değişim yalnızca estetik değil. Tek parça kanopi sayesinde radar dalgalarının yansıması azaltılıyor ve düşük görünürlük özellikleri güçleniyor.

Kokpit tarafında ise tamamen dijital bir mimari hedefleniyor.

KAAN’da pilotların kullanacağı sistemler arasında:

TULGAR kaska entegre görüntü sistemi

Büyük dokunmatik ekranlar

Minimum fiziksel gösterge

bulunması planlanıyor. Bu yapı modern savaş uçaklarında kullanılan cam kokpit mimarisine dayanıyor.

Hava Alıkları ve Kanat Geometrisinde Neden Revizyon Yapıldı?

Yeni prototipte hava alıklarının konumu da değişmiş durumda. Hava alıklarının kokpit hizasına daha yakın ve geriye çekilmiş şekilde tasarlandığı görülüyor.

Bu değişimin iki önemli amacı olduğu değerlendiriliyor:

Radar görünürlüğünü azaltmak

Motorlara ulaşan hava akışını optimize etmek

Üstten bakıldığında P1’in gövdesinin daha kompakt bir görünüm sunduğu, kanat ve yatay kuyruk geometrisinin de yeniden düzenlendiği görülüyor.

Bu revizyonlar uçağın:

Manevra kabiliyeti

Aerodinamik verimliliği

Radar iz kontrolü

gibi performans parametrelerini doğrudan etkiliyor.

Motor Yerleşimi ve İniş Takımlarında Yapılan Değişiklikler

KAAN’ın arka bölümünde iki motor arasındaki mesafenin açıldığı dikkat çekiyor. Prototiplerde halen F110-GE-129 motorlarının kullanıldığı biliniyor.

Bu motorlar ilk seri üretim aşamasında da kullanılacak. Ancak uzun vadede yerli TF35000 motorunun devreye alınması planlanıyor.

İniş takımlarında da önemli bir değişiklik bulunuyor. Arka iniş takımlarının yanlara doğru daha geniş konumlandırıldığı görülüyor.

Bu düzenleme:

Yerde dengeyi artırmayı

Ağır mühimmat yükleriyle kalkışı kolaylaştırmayı

İniş güvenliğini yükseltmeyi

amaçlıyor.

P2 Prototipi Nedir? Statik Test Uçağı Olarak Kullanılacak

Fotoğraflarda burnu kapalı halde görülen platformun uçuş için değil statik testler için üretildiği belirtiliyor.

P2 olarak anılan bu uçak:

Yapısal dayanıklılık testleri

Gövde stres testleri

Limit yük testleri

gibi kritik deneylerde kullanılacak.

Bu testler sayesinde uçağın gövdesinin maksimum dayanım sınırları belirleniyor ve üretim öncesi yapısal güvenlik doğrulanıyor.

KAAN Envantere Ne Zaman Girecek? Blok 10 Takvimi

Projenin mevcut takvimine göre KAAN’ın ilk operasyonel versiyonu Blok 10 konfigürasyonuyla 2028–2029 döneminde Türk Hava Kuvvetleri envanterine girebilir.

Bu aşamada uçağın:

Yerli radar sistemi

Temel elektronik harp kabiliyeti

Veri bağı altyapısı

ile hizmete girmesi planlanıyor.

İlerleyen bloklarda ise sensör füzyonu, gelişmiş düşük görünürlük özellikleri ve yerli motor entegrasyonu öne çıkacak.

KAAN Projesine Uluslararası İlgi: Endonezya, Suudi Arabistan ve Pakistan

KAAN yalnızca Türkiye için değil uluslararası savunma pazarı açısından da dikkat çekici bir platform haline geliyor.

Projeye yönelik uluslararası gelişmeler arasında:

Endonezya’nın 48 adetlik satın alma anlaşması

Suudi Arabistan’ın stratejik ortaklık arayışı

Pakistan’ın projeye katılım isteği

bulunuyor.

Bu gelişmeler KAAN’ın sadece bir savaş uçağı projesi değil, aynı zamanda küresel savunma iş birlikleri açısından stratejik bir platform olduğunu gösteriyor.