Yeni Birlik Gazetesi
Yeni Birlik Gazetesi Teknoloji Kanalizasyon atığından gökyüzüne uzanan devrim: Türk mühendisliği İngiliz havacılığını uçuracak

Kanalizasyon atığından gökyüzüne uzanan devrim: Türk mühendisliği İngiliz havacılığını uçuracak

Türk mühendisliğinin ulaştığı ileri seviye, sınırları aşan bir iş birliğine dönüştü. Kocaeli GOSB Teknopark bünyesinde çalışmalarını yürüten Altaca firması, geliştirdiği hidrotermal sıvılaştırma teknolojisini İngiliz enerji şirketi Firefly ile birleştirerek havacılık dünyasında çığır açacak bir projeye imza attı.

Kocaeli'de geliştirilen yerli teknoloji, İngiltere'de kurulacak dev tesisle insan atıklarını sürdürülebilir uçak yakıtına dönüştürerek küresel havacılık sektöründe karbon ayak izini silmeye hazırlanıyor.

Türk mühendisliğinin ulaştığı ileri seviye, sınırları aşan bir iş birliğine dönüştü. Kocaeli GOSB Teknopark bünyesinde çalışmalarını yürüten Altaca firması, geliştirdiği hidrotermal sıvılaştırma teknolojisini İngiliz enerji şirketi Firefly ile birleştirerek havacılık dünyasında çığır açacak bir projeye imza attı. Ankara'da gerçekleşen resmi törenle duyurulan bu ortaklık, atık yönetimini enerji üretimiyle birleştirerek çevreci bir çözüm sunuyor.

Atıktan enerjiye dönüşüm süreci

Projenin merkezinde, Altaca tarafından tescillenen CatLiq-Hidrotermal Sıvılaştırma Teknolojisi yer alıyor. Bu sistem, kanalizasyon çamuru gibi biyolojik atıkları yüksek basınç ve ısı altında işleyerek biyo-ham petrole çeviriyor. Firefly'ın "wet-to-jet" (atıktan jete) adını verdiği bu üretim modelinde, rafinaj süreci için Chevron Lummus Global’in uzmanlığından faydalanılacak. Elde edilen düşük karbonlu yakıtın, havacılık sektörünün yeşil dönüşümünde kritik bir rol oynaması bekleniyor.

Dev havayolu şirketinden dev anlaşma

Üretilecek yakıtın ticari karşılığı şimdiden hazır durumda. Avrupa'nın önde gelen havayolu operatörlerinden Wizz Air, bu tesisten üretilecek yakıt için 15 yıllık bir alım garantisi vererek projenin ekonomik sürdürülebilirliğini güvence altına aldı. Bu hamle, Türk mühendislerinin geliştirdiği teknolojinin küresel değer zincirlerinde ne kadar rekabetçi ve talep gören bir noktada olduğunu kanıtlıyor.

Küresel pazarda Türk imzası

GOSB Teknopark yönetimi, bu iş birliğinin sadece bir teknoloji transferi değil, aynı zamanda Türkiye'nin Ar-Ge kapasitesinin dünyaya açılan bir kapısı olduğunu vurguladı. Yapılan açıklamada, yerli mühendislik çözümlerinin dünya genelinde stratejik öneme sahip alanlarda kullanılmasının, Türkiye'nin küresel sanayi ekosistemindeki ağırlığını artırdığına dikkat çekildi. Bu proje, atıkların sadece bertaraf edilmediği, aynı zamanda geleceğin yakıtı olarak ekonomiye kazandırıldığı bir modelin öncüsü olma niteliği taşıyor.