Gelişen yapay zeka teknolojisinin arkasındaki devasa veri ihtiyacı, yazılı kültürün fiziki varlığını tehdit eden sıradışı bir operasyonu deşifre etti. Bir kitap satıcısının nadir bir esere yerleştirdiği konum takip cihazı (AirTag), teknoloji devi Amazon’un yürütüldüğü iddia edilen gizli ve metodik bir yıkım sürecini gün yüzüne çıkardı.
AirTag İz Takibi: Sinyaller Las Vegas’taki Tesisleri Gösterdi
Yapay zeka modellerini eğitmek üzere nadir ve sahaf değeri taşıyan kitapların toplu halde satın alınarak yok edildiği yönündeki iddialar uzun süredir konuşuluyordu. Şüphelerini somutlaştırmak isteyen bir sahafın, satacağı nadir bir kitabın içerisine gizlediği AirTag, eserin izini adım adım takip etti. Sinyaller, Amazon’un Las Vegas’ta bulunan yüksek güvenlikli bir eğitim tesisinde son buldu.
Yapılan incelemeler, tesiste yürütülen operasyonun tüyler ürperten detaylarını ortaya koydu: Satın alınan nadir kitapların ciltleri hızla sökülüyor, sayfaları yüksek hızlı tarayıcılardan geçiriliyor ve hemen ardından fiziksel olarak imha ediliyor. Tesisin girişinde yer alan ve bir kitabı çiğneyen T. rex görseli ise yürütülen sürecin sembolik bir özeti niteliğinde.

"Ürün Geliştirme" Kılıfı ve Tükenen Veri Stokları
Kamuoyunda geniş yankı uyandıran olayın ardından Amazon cephesinden kısıtlı bir açıklama geldi. Şirket, söz konusu materyalleri yasal ticari kanallar aracılığıyla temin ettiğini ve "ürün geliştirme" süreçlerinde kullandığını kabul etse de yapay zeka eğitiminde imha yöntemine başvurulup başvurulmadığına dair doğrudan bir bilgi vermekten kaçındı.
Diğer yandan, tesis çalışanlarının sızdırdığı bilgiler durumun vahametini destekler nitelikte. Rekabetçi kalabilmek adına özgün metin arayışında olan yapay zeka devinin, taranacak fiziksel kitap stoğu tükendikçe operasyonu sürdürmekte zorlandığı ve tesisin kapanma noktasına geldiği ifade ediliyor. Esnek çalıma saatleri nedeniyle tercih edilen bu tesiste, insanlık mirası niteliğindeki eserlerin sistematik biçimde veri paketlerine dönüştürüldüğü belirtiliyor.
ISBN Kodlarıyla Metodik Av: Hedef Unutulmuş Eserler
Araştırmalar, teknoloji devlerinin dünya üzerindeki tüm basılı külliyatı ISBN numaraları üzerinden adım adım izlediğini ve sisteme entegre etmeyi hedeflediğini gösteriyor. Tesislerdeki personelin tarama öncesinde titizlikle barkod ve ISBN kontrolü yapması, bu stratejik veri avını doğruluyor.
Piyasa değeri yüksek olan popüler ilk baskılardan ziyade, henüz dijitalleşmemiş, az bilinen ya da çevirisi yapılmamış eski eserler hedef alınıyor. Maddi değeri düşük görünse de tarihsel ve entelektüel açıdan eşsiz olan bu kaynaklar, teknoloji şirketleri tarafından yalnızca birer "veri yığını" olarak değerlendiriliyor.
Dijital Gelecek ile Fiziksel Miras Arasındaki Etik Kriz
Açığa çıkan bu durum, teknoloji ve insanlık mirası meraklılarını karşı karşıya getirdi. Reddit ve benzeri platformlarda alevlenen tartışmalarda bir kesim, raflarda çürümeye terk edilmiş eserlerin dijitalleştirilerek yapay zekaya aktarılmasını savunurken; çoğunluk ise bilginin şirketlerin tekelinde kilitli kalmasından ve özgün nüshaların geri döndürülemez şekilde yok edilmesinden endişeli.
Geliştirilen yapay zeka modellerinin bu kitaplardaki bilgileri tamamen sunmak yerine yalnızca filtrelenmiş veya sansürlenmiş parçalar halinde sunacak olması da eleştirilerin odağında. Yayıncılık ve akademi dünyası, eğitim verilerini bir sır gibi saklayan teknoloji devlerinin şeffaflıktan uzak bu yıkıcı yöntemlerine karşı acil etik düzenlemeler çağrısında bulunuyor.