Yeni Birlik Gazetesi
Yeni Birlik Gazetesi Teknoloji NASA Juno verilerine göre Jüpiter’in büyüklüğü ve şekli değişti mi, Jüpiter sanılandan daha mı küçük?

NASA Juno verilerine göre Jüpiter’in büyüklüğü ve şekli değişti mi, Jüpiter sanılandan daha mı küçük?

NASA’nın robotik uzay aracı Juno’dan gelen yeni veriler, Güneş Sistemi’nin en büyük gezegeni olarak bilinen Jüpiter’e dair önemli bir tartışmayı yeniden alevlendirdi. Bilim insanları, Jüpiter’in büyüklüğü ve şekli konusunda bugüne kadar elde edilen en hassas ölçümlere ulaştı. Bu ölçümler, gezegenin sanılandan biraz daha küçük ve daha düz olabileceğini ortaya koydu. Peki, Jüpiter hakkında yıllardır kabul edilen bilgiler gerçekten değişiyor mu?

NASA tarafından 2011 yılında fırlatılan Juno uzay aracı, 2016’dan bu yana Jüpiter yörüngesinde görev yapıyor. Juno misyonunun temel amacı, Jüpiter’in atmosferi, iç yapısı ve manyetik alanı hakkında ayrıntılı veriler toplamak. Son analizler ise özellikle Jüpiter’in büyüklüğü ve şekli üzerine yoğunlaştı.

Juno’dan elde edilen ölçümlere göre Jüpiter’in ekvator çapı yaklaşık 88 bin 841 mil olarak belirlendi. Bu değer, önceki ölçümlere kıyasla yaklaşık 5 mil daha küçük. Kuzey kutbundan güney kutbuna uzanan çap ise 83 bin 067 mil olarak hesaplandı ve bu da eski tahminlerden yaklaşık 15 mil daha düşük bir değere işaret ediyor. Bu sonuçlar, Jüpiter’in sanılandan daha küçük olabileceğini gündeme taşıdı.

Jüpiter sanılandan daha küçük mü, yoksa ölçüm hassasiyeti mi arttı?

Bilim insanları, Jüpiter’in daha önce yanlış ölçüldüğünü değil, ölçümlerin artık çok daha hassas hale geldiğini vurguluyor. 1970’li yıllarda Voyager ve Pioneer uzay araçlarıyla yapılan hesaplamalar, dönemin teknolojik sınırları içinde değerlendirilmişti. Juno’nun gelişmiş yerçekimi ve radyo bilimi ölçümleri sayesinde, Jüpiter’in gerçek boyutları çok daha net şekilde ortaya kondu.

Bu nedenle “Jüpiter küçüldü” ifadesi bilimsel olarak doğru kabul edilmiyor. Ancak gezegenin büyüklüğü ve şekli hakkındaki sayısal değerlerin, bugüne kadar bilinenlerden farklı olduğu netleşmiş durumda.

Jüpiter’in şekli neden düzleşmiş görünüyor?

Jüpiter’in şekli, hızlı dönüşü nedeniyle tam bir küre değil. Yeni verilere göre gezegen, önceki tahminlere kıyasla daha düzleşmiş bir yapıya sahip. Jüpiter’in ekvatoru, kutuplarına göre yaklaşık yüzde 7 daha geniş. Karşılaştırma yapmak gerekirse, Dünya’da bu fark yalnızca yüzde 0,33 seviyesinde.

Bu belirgin farkın nedeni, Jüpiter’in çok hızlı dönmesi ve büyük ölçüde hidrojen ile helyum gazlarından oluşması. Gaz yapısı, gezegenin merkezkaç kuvvetine karşı daha kolay şekil değiştirmesine yol açıyor.

NASA Juno verileri Jüpiter hakkındaki bilinenleri nasıl etkiliyor?

NASA Juno misyonu, yalnızca Jüpiter’in büyüklüğü ve şekli hakkında değil, gezegenin iç yapısı ve atmosferi hakkında da kritik bilgiler sunuyor. Jüpiter’in yarıçapı, gezegenin iç katmanlarının modellenmesinde temel bir referans olarak kullanılıyor. Bu nedenle küçük gibi görünen ölçüm farkları, bilimsel modeller açısından büyük önem taşıyor.

Yeni veriler, Jüpiter’in çekirdeğinin yapısı, gaz katmanlarının dağılımı ve atmosferik dinamikleri üzerine yapılan hesaplamaların yeniden gözden geçirilmesine neden olabilir. Bilim insanları, bu hassas ölçümlerin dev gaz gezegenlerinin nasıl oluştuğunu anlamada da kilit rol oynadığını belirtiyor.

Tüm gezegenler Jüpiter’in içine sığar mı, yeni ölçümler bunu değiştiriyor mu?

Jüpiter, hâlâ Güneş Sistemi’nin en büyük gezegeni olma unvanını koruyor. Yaklaşık 1300 Dünya, Jüpiter’in hacmi içine sığabiliyor. Yeni ölçümler bu tabloyu kökten değiştirmiyor, ancak gezegenin hacmi ve şekli hakkında daha doğru bir çerçeve sunuyor.

Jüpiter’in büyük fırtınaları, renkli atmosferi ve güçlü manyetik alanı, Juno sayesinde çok daha ayrıntılı şekilde inceleniyor. Bu da Jüpiter’in yalnızca “en büyük gezegen” değil, aynı zamanda en karmaşık yapıya sahip gezegenlerden biri olduğunu bir kez daha ortaya koyuyor.

NASA Juno görevi Jüpiter araştırmalarında neden kritik önemde?

NASA’nın Juno uzay aracı, 2021 yılında uzatılan görev süresi sayesinde Jüpiter’in farklı açılardan gözlemlenmesini sağladı. Özellikle Dünya’nın bakış açısından gezegenin arka tarafından yapılan geçişler, Jüpiter’in büyüklüğü ve şekli ölçümlerini benzersiz bir doğruluk seviyesine taşıdı.

Bu veriler, yalnızca Jüpiter’i değil, Güneş Sistemi dışındaki dev gaz gezegenlerini anlamak için de önemli ipuçları sunuyor. Bilim dünyasında genel görüş ise net: Jüpiter hakkındaki bilinenler değişmiyor, ancak artık çok daha doğru ve ayrıntılı biçimde tanımlanıyor.