Türk savunma sanayisi tarafından güvenlik güçlerinin kullanımına sunulan ve askeri literatürde "lazer silahı" olarak tanımlanan ALKA Yönlendirilmiş Enerji Silah Sistemi, modern asimetrik tehditlere karşı yeni yeteneklerle donatılıyor.
Roketsan tarafından kritik tesislerin ve operasyonel birliklerin korunması amacıyla geliştirilen sistem, hem elektronik karıştırma (soft kill) hem de lazer ışınıyla doğrudan imha (hard kill) kabiliyetlerini eş zamanlı olarak bünyesinde barındırıyor. İlk etapta 2,5 kilovat güçle başlayan teknoloji geliştirme süreci, sahadan gelen geri bildirimler doğrultusunda 5 ve 10 kilovatlık seviyelere ulaştırılmış durumda.
Günümüzde yönlendirilmiş enerji silahları, küresel savunma doktrinlerinde maliyet etkinliği yüksek katmanlı hava savunma çözümleri olarak öne çıkıyor. Geleneksel hava savunma füzelerinin yüksek maliyetine karşılık, ALKA gibi lazer sistemleri mühimmat sınırlaması olmaksızın sadece elektrik enerjisi tüketerek çok düşük maliyetlerle atış gerçekleştirebiliyor. Bu durum, özellikle yüzlerce ucuz dondan oluşan sürü saldırılarının ekonomik olarak bertaraf edilmesinde stratejik bir avantaj sağlıyor.
Yapay zeka algoritmaları ve Çelik Kubbe entegrasyonu
Gelişen dron teknolojileriyle birlikte tehditlerin hızlanması ve elektronik harbe karşı kablolu koruma sistemleriyle dirençli hale gelmesi, ALKA'nın tespit ve reaksiyon sürelerinin optimize edilmesini zorunlu kıldı. Bu kapsamda sisteme gömülen yapay zeka algoritmaları, çoklu dron saldırılarında hedef algılama, önceliklendirme ve operatör reaksiyon sürelerini minimuma indiriyor. Radar teknolojilerinde yapılan güncellemelerle de aynı anda daha fazla tehdidin tespiti mümkün hale getiriliyor.
Yapay zeka destekli bu altyapı, Türkiye'nin yerli yerleşik hava savunma ağı olan Çelik Kubbe projesine entegre edilecek. Çok katmanlı hava savunma mimarisinin en son halkası (nokta savunma) olarak konumlandırılan sistem, tehditleri plaka kalınlığı ve lazer çıkış enerjisine bağlı olarak 1 ila 5 saniye gibi kısa bir sürede imha edebiliyor. Önümüzdeki dönemde asimetrik tehditlerin hızına yetişebilmek adına enerji gücünün katlanarak artırılması ve imha sürelerinin daha da kısaltılması hedefleniyor.