Yeni Birlik Gazetesi
Yeni Birlik Gazetesi Teknoloji Selçuk Bayraktar SAHA 2026’da teknoloji vizyonunu açıkladı!

Selçuk Bayraktar SAHA 2026’da teknoloji vizyonunu açıkladı!

Baykar Yönetim Kurulu Başkanı Selçuk Bayraktar, SAHA 2026 Savunma, Havacılık ve Uzay Sanayi Fuarı kapsamında bir vizyon konuşması gerçekleştirdi. Konuşmasında teknolojik gelişmelerin ahlaki boyutlarına ve küresel teknoloji düzenine dair değerlendirmelerde bulunan Bayraktar, "Milli Teknoloji Hamlesi" vizyonunun önemine dikkat çekti.

Selçuk Bayraktar, konuşmasına Dede Korkut hikâyelerinde yer alan Tepegöz figürü ile başladı. Aruz Koca’nın evladı olan ancak zamanla bir canavara dönüşerek Oğuz Eli’ne zarar veren Tepegöz’ün, dış müdahalelerle yenilemeyen tılsımlı yapısını anlattı. Bayraktar, bu kadim hikâyenin günümüz dünyasındaki teknolojik tahakküm ile benzerlikler taşıdığını ifade etti. Hikâyede Basat’ın, Tepegöz’ün devasa gücünü kaba kuvvetle değil, strateji ve akıl yoluyla, canavarın tek zayıf noktasına odaklanarak yendiğini hatırlatan Bayraktar, Türkiye’nin de küresel teknoloji tekelleri karşısında benzer bir yöntem izlemesi gerektiğini belirtti.

Teknokapitalist Küresel Tahakküm ve Dijital Tehditler

Savunma sanayisinin sadece metal ve yazılımdan ibaret olmadığını vurgulayan Bayraktar, 21. yüzyılda bağımsızlığı tehdit eden asıl unsurun sınır hattındaki ordular değil, tedarik zincirlerine ve veri merkezlerine sızan "Teknokapitalist Küresel Tahakküm" olduğunu savundu. İnternetin dünyayı eşitleyeceği yönündeki ütopyaların yerini gönüllü bir esarete bıraktığını ifade eden Bayraktar, sosyal medya algoritmalarının fayda sağlamak yerine öfke, hedonizm ve korku temelli içerikleri optimize ederek bireyleri bağımlı hale getirdiğini aktardı.

Sivil Teknolojilerin Silaha Dönüşmesi

Konuşmada, akıllı telefonlar, saatler ve iletişim ağlarının birer örümcek ağına dönüştüğü belirtildi. Bayraktar, yakın dönemde bazı devletlerin terör eylemlerinde sivil teknoloji ürünlerini ve tedarik zincirlerini kullanarak insanları katlettiğine dair örneklere değindi. Teknoloji tekellerinin dünyayı "Tekno-Feodalist" beylikler gibi yönetmek istediğini ifade eden Bayraktar, insan hayatını sadece bir "optimizasyon problemi" olarak gören karanlık bir zihniyetle karşı karşıya olunduğunu dile getirdi.

Yapay Zekâda Paradigma Dönüşümü ve Uç Bilişim

Yapay zekâ alanındaki rekabete dair çözüm önerileri sunan Bayraktar, sadece işlem gücü ve veri oburluğu ile dev teknoloji şirketlerini takip etmenin yeterli olmayacağını vurguladı. Büyük dil modellerindeki ilerlemelerin semantik iyileşmelerle desteklenmesi gerektiğini savunan Bayraktar, insan beyninin düşük enerjiyle karmaşık problemleri çözme yeteneğinin örnek alınması gerektiğini söyledi. Bu kapsamda, dev merkezcil bulut yapılarına ihtiyaç duymadan cihaz üzerinde çalışan "Uç Bilişim" (Edge AI) modellerinin geliştirilmesi gerektiğini belirtti.

Dijital Egemenlik İçin Açık Kaynak ve Teknolojik Dayanışma

Türkiye’nin dijital egemenliğini koruması için açık kaynaklı yazılım ve donanım ekosistemlerinin kurulmasının şart olduğunu ifade eden Bayraktar, verilerin küresel tekellerin sunucularında toplanması yerine "Federe Öğrenme" mimarilerinin hayata geçirilmesi gerektiğini söyledi. Bu modelle verinin kurumlar içinde kalırken algoritmaların ortak aklı geliştirebileceğini ekledi. Ayrıca, kuantum çağının tehditlerine karşı kuantum-dirençli şifreleme algoritmalarının önemine dikkat çekerek, dost ve kardeş ülkelerle "Teknolojik Dayanışma İttifakı" kurulması çağrısında bulundu.

TEKNOFEST Kuşağı ve Gelecek Vizyonu

Milli Teknoloji Hamlesi'nin makineleşmeye karşı bir duruş olduğunu belirten Bayraktar, son sekiz yıldır düzenlenen TEKNOFEST’lerde yetişen gençlerin bugün dünya harp doktrinini yeniden yazan otonom sistemlere imza attığını söyledi. Bayraktar, bu kuşağın küresel örümcek ağının tellerini kopardığını ve teknolojik gelişmenin merkezine insan onuru, adalet ve merhametin konulması gerektiğini ifade ederek konuşmasını tamamladı.