Yeni Birlik Gazetesi
Yeni Birlik Gazetesi Teknoloji Sismometrelerden uzay takibine: Deprem sensörlerinin yeni rolü

Sismometrelerden uzay takibine: Deprem sensörlerinin yeni rolü

Deprem izleme amacıyla kurulan sismik ağların, uzay güvenliği alanında da rol üstlenebileceği belirlendi.

Deprem izleme amacıyla kurulan sismik ağların, uzay güvenliği alanında da yeni bir rol üstlenebileceği ortaya çıktı. ABD merkezli bilim dergisinde yayımlanan yeni bir araştırma, sismometrelerin yalnızca yer sarsıntılarını değil farklı olayları da kaydedebildiğini ortaya koydu. 

Çalışmaya göre bu sistemler, atmosfere hipersonik hızlarla giren uzay enkazlarının oluşturduğu sonik patlamaları da tespit edebiliyor. Uzaya gönderilen uydu ve araç sayısındaki hızlı artış dikkate alındığında, bu yöntem gezegen bilimi ile uzay trafiği güvenliği arasında dikkat çekici bir köprü kuruyor.

sismik sensörler tarafından hızlı tespit

Çalışmanın temelinde, ses hızını aşan cisimlerin atmosferde oluşturduğu güçlü şok dalgaları yer alıyor. Uzaydan geri dönen bir araç ya da enkaz parçası, ilerlerken yüksek enerjili bir sonik patlama üretiyor. Bu patlamanın yere ulaşan düşük frekanslı titreşimleri, sismik sensörler tarafından algılanabiliyor. Birden fazla istasyondan gelen sinyaller karşılaştırıldığında ise cismin izlediği rota, hızı ve atmosferde parçalanıp parçalanmadığı gibi ayrıntılar geriye dönük olarak analiz edilebiliyor.

Araştırmacılar, ABD’nin güneybatısına yayılmış 100’den fazla yer tabanlı sensörden elde edilen verileri kullandı. Bu verilerle, Nisan 2024’te Çin’e ait Shenzhou-15 uzay aracından kopan parçaların atmosfere yeniden giriş süreci analiz edildi. Bu olay sırasında oluşan şok dalgasının, Güney Kaliforniya’dan Las Vegas’a kadar uzanan geniş bir bölgede sismik kayıtlarda net biçimde görüldüğü belirtildi.

Sismik kayıtlar ise olay sonrasında elde edilen ancak oldukça önemli sonuçlar sunuyor. Bu durumda uzay enkazının son hareketleri daha net biçimde doğrulanabiliyor ve potansiyel düşme bölgeleri daraltılabiliyor.