Geleneksel medyanın sınırlarını aşarak milyonlara ulaşan dijital yayıncılık ekosistemi, kapsamlı bir hukuki dönüşümün eşiğinde. Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (RTÜK), internet üzerinden düzenli olarak içerik üreten kanalları ve sosyal medya aktörlerini mevcut yayıncılık mevzuatına dahil etmek için düğmeye bastı.
RTÜK Başkanı Ebubekir Şahin tarafından verilen ilk sinyaller, özellikle YouTube üzerinden yayın yapan haber kanallarını, tartışma programlarını ve sokak röportajlarını doğrudan etkileyecek yeni bir dönemin kapısını aralıyor.
Düzenli Yayın Yapan YouTube Kanallarına 10 Yıllık Lisans Şartı
Gündeme gelen yeni düzenleme, geleneksel televizyon kanallarına uygulanan idari ve hukuki sorumlulukların dijital mecralara da aktarılmasını hedefliyor. Planlanan mevzuat değişikliğinde öne çıkan başlıklar ise şöyle şekilleniyor:
Lisans Zorunluluğu: Anlık veya bireysel içerik üreten kişisel hesaplar muaf tutulurken; geleneksel basın ilkesiyle düzenli haber, analiz ve program yayıncılığı yapan kanalların 10 yıllık yayın lisansı alması zorunlu hale getirilecek.
Yayın Gelirlerinden Pay: Lisans kapsamına alınan dijital mecralardan ve yayıncılardan, elde ettikleri yayıncılık gelirinin %1,5’i oranında RTÜK payı kesilmesi planlanıyor.
Platformlarla Küresel Temas: Sürecin teknik altyapısını sorunsuz yürütmek adına RTÜK yönetiminin YouTube ve diğer küresel platform temsilcileriyle görüşmeleri sürdürdüğü belirtiliyor.

Sokak Röportajlarına Basın Etik İlkeleri Geliyor
Sosyal medyanın en çok etkileşim alan ancak bir o kadar da tartışılan formatlarından biri olan sokak röportajları, yeni denetim dalgasının odak noktalarından biri oldu.
Kamuoyunu yanıltan iddialar, dezenformasyon ve hakaret barındıran içeriklerin önüne geçilmesi amacıyla bu yayınlara belirli kurallar getirilecek. Buna göre sokak röportajı yapan kanalların da geleneksel habercilikte geçerli olan basın etik ilkelerine uyması şart koşulacak.
Yapay Zekâ Destekli "Yerli ve Milli" Otomatik Denetim
Her gün milyonlarca saatlik videonun yüklendiği devasa dijital platformların insan gücüyle anlık takip edilmesinin imkânsızlığına dikkat çeken Üst Kurul, çözümü teknolojide arıyor. Denetim süreçlerinde yerli ve milli yapay zekâ yazılımları aktif olarak rol alacak.
Geliştirilen yapay zekâ algoritmaları; belirlenen anahtar kelimeleri, nefret söylemlerini, etik ihlallerini ve telif ihlallerini otomatik olarak tarayacak. Tespiti yapılan içerikler, son değerlendirme için uzman denetçilerin önüne düşecek. Ciddi ihlal tespit edilen kanallara ise içerik çıkarma ve erişim engelinden lisans iptaline kadar uzanan yaptırımlar uygulanabilecek.
Sektör Tedirgin: Özgürlükler ve Girişimcilik Kısıtlanır mı?
RTÜK’ün hazırlık aşamasındaki bu hamlesi, dijital yayıncılık dünyasında geniş çaplı bir yankı uyandırdı. Bağımsız içerik üreticileri ve sektör temsilcileri, internet ortamının doğası gereği esnek ve özgür olması gerektiğini vurgulayarak bu tür lisans zorunluluklarının dijital girişimciliği ve ifade özgürlüğünü olumsuz etkileyebileceği yönündeki endişelerini dile getiriyor.
Yasal çerçevenin netleşmesi ve konunun Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) gündemine gelerek yasalaşmasının ardından, dijital mecralardaki bu yeni dönemin sınırları tam anlamıyla çizilmiş olacak.