Dünyanın en büyük teknoloji şirketleri, yıllardır süregelen "hafif sermayeli, yazılım odaklı" iş modellerini geride bırakarak devasa bir altyapı hamlesine imza atıyor. Yapay zeka modellerini eğitmek ve işlemek için ihtiyaç duyulan yüksek hesaplama gücü; Amazon, Alphabet, Microsoft ve Meta’yı tarihin en büyük fiziksel varlık hamlelerinden birini yapmaya zorladı.
Nikkei Asia tarafından yapılan finansal analizler, bu dört şirketin toplam mülk, fabrika ve ekipman (PP&E) varlıklarının haziran sonu verileri itibarıyla 1,46 trilyon dolara fırladığını gösteriyor. Son üç yılda %140, yalnızca son bir yılda ise %48 oranında gerçekleşen bu büyüme, teknoloji devlerinin fiziksel ölçekte dünya sanayi devlerini nasıl geride bıraktığını ortaya koyuyor.
Petrol Devlerini Geride Bırakan "Veri Merkezi" Büyüklüğü
Altyapı yatırımlarındaki bu patlama, küresel sermaye haritasını da yeniden şekillendiriyor. 538,7 milyar dolarlık fiziksel varlık büyüklüğüne ulaşan Amazon, son bir yılda geleneksel finans dışı sektörlerin lideri olan Saudi Aramco’yu geride bıraktı.
Benzer şekilde Alphabet ve Microsoft’un tesis ve donanım varlıkları 330 milyar dolar barajını aşarak ExxonMobil ve PetroChina gibi enerji devlerinin fiziksel büyüklüğünü geride bıraktı. Grubun göreceli olarak daha küçük bir fiziksel portföye sahip üyesi Meta dahi, ulaştığı altyapı hacmiyle otomotiv devi Toyota'nın tesis varlıklarını ikiye katlamış durumda.
2026 Hedefi: 760 Milyar Dolarlık Sermaye Harcaması
Fiziksel varlıklardaki bu ivmenin ana motorunu; gelişmiş sunucular, arazi alımları, özel ağ ekipmanları ve devasa ölçekli veri merkezleri oluşturuyor. Örneğin Alphabet’in mülk ve ekipman varlıklarının %70'ten fazlası doğrudan bu teknik altyapı bileşenlerinden oluşuyor.
Piyasa beklentilerine göre, dördünün toplam sermaye harcamalarının (CapEx) 2026 yılına gelindiğinde 760 milyar dolara ulaşacağı tahmin ediliyor. Bu rakam, yapay zeka yarışının sadece yazılım kodlamaktan ibaret olmadığını, devasa bir inşaat ve donanım operasyonuna dönüştüğünü kanıtlıyor.
"Görünmeyen Borç" Tehlikesi: 2,3 Trilyon Dolarlık Bilanço Dışı Yük
Yapay zeka altyapısına yönelik agresif genişleme, şirketlerin bilançolarına yansımayan finansal yükümlülükleri de eşi görülmemiş seviyelere taşıdı. Ekipman kiralama sözleşmeleri ve uzun vadeli tedarik anlaşmalarını kapsayan bilanço dışı taahhütler, bir yıl öncesine kıyasla dört kat artarak 2,3 trilyon dolara çıktı.
Alphabet’in bilanço dışı taahhütlerinin dokuz kat, Meta’nın ise sekiz kat artması dikkat çekiyor. Oracle’ın da dahil edildiği genişletilmiş analizde, beş büyük teknoloji şirketinin bilanço dışı yükümlülüklerinin (1,65 trilyon dolar), bilançolarında doğrudan raporladıkları toplam borç miktarını (1,35 trilyon dolar) geride bıraktığı görülüyor.
Yükselen Amortisman Maliyetleri Kâr Marjlarını Tehdit Ediyor
Yapay zeka yatırımlarının uzun vadede bulut bilişim ve yeni servislerle büyük gelirler yaratması beklense de, kısa vadeli operasyonel maliyetler kârlılık üzerinde baskı yaratmaya başladı. Yapay zeka donanımlarının hızlı eskimesi ve ortalama beş yıllık kullanım ömrü bulunması, devasa amortisman giderlerini beraberinde getiriyor.
Nisan-Haziran döneminde dört şirketin katlandığı toplam amortisman gideri 44,5 milyar dolara ulaşarak faaliyet kârlarının yaklaşık üçte birini yuttu. Nitekim Meta, faaliyet kârında yaşanan gerilemenin ana sebebi olarak artan bu amortisman yükünü gösterdi. Analistler, yıllık amortisman maliyetlerinin 2028 yılına kadar 360 milyar dolara ulaşabileceğini öngörüyor; bu durum yapay zeka yatırımlarının geri dönüş süresinin şirket kârlılıkları açısından kritik bir sınav olacağını gösteriyor.