Küresel sağlık alanında çığır açacak tarihi bir adıma imza atıldı. ABD Gıda ve İlaç Dairesi (FDA), biyoteknoloji devi Moderna tarafından geliştirilen "mFlusiva" adlı aşıya resmi kullanım izni verdi. Bu karar ile birlikte tıp tarihinde ilk kez mRNA teknolojisi kullanılarak üretilen bir mevsimsel grip aşısı onay almış oldu.
İlk etapta 50-64 yaş arası yetişkinler ile 65 yaş ve üzerindeki bireyler için onaylanan aşının, bu sonbahar itibarıyla grip sezonunda kullanıma sunulması planlanıyor. FDA’nın şubat ayındaki ilk başvuruyu geri çevirmesinin ardından yapılan detaylı incelemeler, aşının yüksek koruyuculuğunu tescilledi.
Standart Aşılardan Yüzde 27 Daha Güçlü Koruma
FDA'nın yeşil ışık yakmasında, 11 farklı ülkede 40 bini aşkın gönüllünün katılımıyla gerçekleştirilen kapsamlı Faz 3 klinik çalışmaları belirleyici oldu. 2021 yılından bu yana insanlı testleri sürdürülen mFlusiva'nın, mevsimsel gribe yol açan en yaygın dört ana virüs varyantına karşı koruma sağladığı kanıtlandı.
Elde edilen klinik verilere göre yeni nesil mRNA aşısı, piyasadaki standart grip aşılarıyla kıyaslandığında yaklaşık yüzde 27 daha yüksek bir etkinlik oranı sergiledi. Test sürecinde enjeksiyon bölgesinde hafif ağrı, yorgunluk ve baş ağrısı gibi geçici yan etkiler gözlense de bunların çoğunlukla hafif ve orta şiddette kaldığı bildirildi.
Üretim Süresi Yarı Yarıya Düşüyor: Virüslere Anında Müdahale
Bilim insanları, mRNA tabanlı grip aşılarının en kritik avantajının "üretim hızı" olduğunu vurguluyor. Geleneksel yöntemlerle hazırlanan grip aşılarının geliştirilmesi ve kitlelere ulaştırılması yaklaşık 6 ay gibi uzun bir zaman alırken, Moderna bu süreyi 2 ila 3 aya kadar düşürdüğünü açıkladı. Bu hız, her yıl mutasyona uğrayan virüs tiplerine karşı çok daha hızlı aksiyon alınmasını sağlayacak.
Dünya Sağlık Örgütü (WHO) verilerine göre mevsimsel grip virüsleri, her yıl dünya genelinde 5 milyona yakın ağır vakaya ve 650 bin civarında solunum yolu kaynaklı ölüme yol açıyor. Üretim süresini kısaltan ve koruyuculuğu artıran yeni mRNA aşısının, özellikle yüksek risk grubundaki yaşlı nüfus için hayat kurtarıcı bir kalkan olması bekleniyor.