İslam hukukunda yolculuk halinde olan kişilere ibadetlerde kolaylık tanınması, asırlardır uygulanan önemli bir fıkıh hükmü olarak öne çıkıyor. Özellikle namazların kısaltılması ve orucun ertelenmesi gibi hükümler, “seferilik” kavramı etrafında şekilleniyor. Günümüzde en çok merak edilen konuların başında ise sefer mesafesinin kaç kilometre olduğu ve yolcu sayılmanın hangi şartlara bağlı olduğu geliyor. Diyanet’in yaklaşımı ile klasik fıkıh kaynaklarındaki ölçüler arasındaki fark, bu soruları daha da gündeme taşıyor.
seferilik kaç km sorusu neden bu kadar tartışılıyor?
Seferilik, İslam fıkhında mesafeye dayalı bir hüküm olarak tanımlanıyor. Ancak bu mesafe, klasik kaynaklarda kilometre gibi modern ölçülerle değil, “üç günlük yürüyüş yolu” ifadesiyle belirtiliyor. Bu durum, günümüzde farklı hesaplamaların ortaya çıkmasına neden oluyor.
Fıkıh âlimleri, üç günlük yürüyüşü esas alırken ortalama bir insanın normal tempoyla yürüyüşünü dikkate alıyor. Zamanla bu ölçü, kilometreye çevrilerek daha anlaşılır hale getirilmeye çalışıldı. Ortaya çıkan farklı rakamlar da “seferilik kaç km” sorusunun sıkça sorulmasına yol açtı.
seferilik 90 km mi 104 km mi, hangi görüş esas alınıyor?
Güncel uygulamalarda iki farklı mesafe öne çıkıyor. Bunlardan ilki, Diyanet İşleri Başkanlığı’nın ve birçok çağdaş İslam âliminin benimsediği 90 kilometrelik ölçü. Bu görüşe göre, orta halli bir yürüyüşle üç günde kat edilebilecek mesafe yaklaşık 90 kilometre olarak kabul ediliyor.
İkinci görüş ise klasik fıkıh kitaplarında geçen “fersah” birimine dayanıyor. Buna göre sefer mesafesi 18 fersah olarak belirleniyor. Bir fersahın yaklaşık 5,7 kilometre olduğu kabul edildiğinde, toplam mesafe 104 kilometreye ulaşıyor. Bu nedenle “seferilik 90 km mi 104 km mi” sorusu, mezhepsel ve hesaplama yöntemlerine göre farklı cevaplar alabiliyor.
Türkiye’deki yaygın dini uygulamalarda ve resmi fetvalarda 90 kilometre ölçüsü esas alınıyor. Bu nedenle pratikte, bir kişi bulunduğu yerden 90 kilometre veya daha uzak bir noktaya yolculuk yapıyorsa seferi sayılıyor.
sefer mesafesi nasıl belirleniyor?
Sefer mesafesi belirlenirken sadece iki nokta arasındaki kuş uçuşu mesafe değil, fiilen kat edilen yol dikkate alınıyor. Karayolu, demiryolu veya benzeri ulaşım güzergâhlarında ölçülen mesafe esas alınıyor. Yolculuğun amacı, kullanılan ulaşım aracı veya yolculuk süresi bu noktada belirleyici olmuyor.
Önemli olan, kişinin yaşadığı yerleşim yerinden ayrılarak seferilik sınırı kabul edilen mesafeyi aşması. Bu şart sağlandığında, yolculuk süresi kısa da olsa sefer hükmü devreye giriyor.
seferilik ne zaman başlar ve biter?
Seferilik yalnızca mesafeyle sınırlı bir durum olarak değerlendirilmiyor. Yolculuğun başlangıç ve bitiş noktaları da hükmün geçerliliği açısından önem taşıyor.
Başlangıç açısından bakıldığında, kişinin yaşadığı şehrin veya yerleşim yerinin meskûn mahallinden çıkmasıyla birlikte seferilik başlıyor. Yani şehir tabelasını geçmek, yerleşim alanının dışına çıkmak bu noktada belirleyici kabul ediliyor.
Bitiş ise iki farklı duruma göre değerlendiriliyor. Yolculuk yapılan yerde kalış süresi burada kritik rol oynuyor.
yolcu (seferi) sayılmak için süre şartı var mı?
İslam hukukunda yolcu, yani seferi sayılmak için sadece mesafe yeterli görülmüyor. Gidilen yerde kalma niyeti de hükmü etkiliyor. Eğer kişi gittiği yerde 15 günden az kalmaya niyet ederse, seferilik hali devam ediyor. Bu durumda dört rekatlı farz namazlar iki rekat olarak kılınabiliyor ve Ramazan ayında tutulamayan oruçlar daha sonra kaza edilebiliyor.
Ancak kişi, gittiği yerde 15 gün veya daha fazla kalmaya niyet ederse, vardığı andan itibaren mukim yani yerleşik sayılıyor. Bu durumda seferi hükümleri sona eriyor ve ibadetler normal şekilde eda ediliyor.
dönüş yolunda seferilik devam eder mi?
Dönüş yolculuğunda da sefer mesafesi şartı geçerliliğini koruyor. Kişi, dönüşe geçtiği andan itibaren yine yolcu kabul ediliyor. Evine veya sürekli yaşadığı yerleşim alanına girene kadar seferi hükümleri uygulanmaya devam ediyor. Yerleşim yerine girilmesiyle birlikte seferilik sona eriyor.
Türkiye’de uygulama hangi ölçüye göre yapılıyor?
Türkiye’deki genel dini uygulama ve Diyanet İşleri Başkanlığı’nın fetvaları doğrultusunda sefer mesafesi 90 kilometre olarak kabul ediliyor. Bu nedenle uygulamada, 90 kilometre ve üzeri yolculuklarda kişi kendini seferi sayabiliyor. Namazların kısaltılması ve orucun kazaya bırakılması gibi hükümler de bu ölçüye göre uygulanıyor.
Farklı mezheplerde ve klasik kaynaklarda yer alan 104 kilometrelik hesaplama ise daha çok akademik ve fıkhi tartışmalar çerçevesinde ele alınıyor. Pratikte ise 90 kilometrelik ölçü, yolcu olan kişilere rehberlik etmeye devam ediyor.