Yeni Birlik Gazetesi Trend Soğuk Hava Kalbi Nasıl Etkiler, Nefes Darlığı ve Ödem Neden Görülür, Kışın Hangi Önlemler Alınmalı?

Soğuk Hava Kalbi Nasıl Etkiler, Nefes Darlığı ve Ödem Neden Görülür, Kışın Hangi Önlemler Alınmalı?

Kış mevsimiyle birlikte düşen hava sıcaklıkları, özellikle kalp hastaları için önemli riskler barındırıyor. Elazığ Fırat Üniversitesi Hastanesi Kardiyoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Tarık Kıvrak, soğuk havaların kalbin iş yükünü artırdığını belirterek kalp yetersizliği bulunan hastaları uyardı. Damarların büzüşmesiyle birlikte kalbin daha fazla çalışmak zorunda kaldığını ifade eden Kıvrak, bu durumun ciddi sağlık sorunlarına zemin hazırlayabileceğini söyledi.

Kış mevsimiyle birlikte düşen hava sıcaklıkları, özellikle kalp hastaları için önemli riskler barındırıyor. Elazığ Fırat Üniversitesi Hastanesi Kardiyoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Tarık Kıvrak, soğuk havaların kalbin iş yükünü artırdığını belirterek kalp yetersizliği bulunan hastaları uyardı. Damarların büzüşmesiyle birlikte kalbin daha fazla çalışmak zorunda kaldığını ifade eden Kıvrak, bu durumun ciddi sağlık sorunlarına zemin hazırlayabileceğini söyledi.

Soğuk Havalar Kalbin İş Yükünü Artırıyor: Damarların Büzüşmesi Risk Oluşturuyor

Prof. Dr. Tarık Kıvrak’a göre soğuk hava, vücudun ısı kaybını önlemek amacıyla damarların daralmasına yol açıyor. Damarların büzüşmesi ise kan basıncında yükselmeye neden olurken kalbin daha fazla güç harcamasına sebep oluyor. Özellikle kalp yetersizliği olan bireylerde bu tablo daha ağır seyredebilir.

Artan kalp yükü; nefes darlığı, çabuk yorulma ve vücutta ödem gibi şikayetlerin belirginleşmesine neden olabiliyor. Soğuk havalarda dışarı çıkıldığında göğüs ağrısı ve ritim bozukluklarının da daha sık görülebileceği belirtiliyor. Bu nedenle risk grubundaki hastaların kış aylarında daha dikkatli olması gerekiyor.

Kalp Yetersizliği Olanlar Kış Aylarında Nelere Dikkat Etmeli?

Kalp yetersizliği bulunan bireyler için kış ayları özel önlemler gerektiriyor. Prof. Dr. Kıvrak, ani ısı değişimlerinden kaçınılmasının büyük önem taşıdığını vurguladı. Özellikle sabah erken saatlerde havanın en soğuk olduğu zaman diliminde dışarı çıkılmaması öneriliyor.

Kat kat giyinmek ve vücut ısısını dengede tutmak kalbin yükünü azaltmaya yardımcı oluyor. Ev ortamının ise ne aşırı soğuk ne de çok sıcak olmaması gerekiyor. Ani ısı farkları tansiyon dalgalanmalarına yol açarak kalbi zorlayabiliyor.

Soğuktan korunmak kadar günlük yaşam düzeni de büyük önem taşıyor. Fiziksel aktivitelerin hekimin önerdiği düzeyde sürdürülmesi, ağır efordan kaçınılması ve düzenli uyku alışkanlığı kalp sağlığını destekliyor.

Nefes Darlığı, Çabuk Yorulma ve Vücutta Ödem Artabilir

Soğuk havaların kalbin iş yükünü artırmasıyla birlikte bazı belirtiler daha sık ortaya çıkabiliyor. Nefes darlığında artış, kısa mesafede bile yorulma hissi ve özellikle ayak bileklerinde şişlik dikkat edilmesi gereken bulgular arasında yer alıyor.

Gece nefes darlığıyla uyanma, ani kilo artışı ve bacaklarda belirgin ödem oluşması kalp yetersizliğinin kötüleştiğine işaret edebiliyor. Bu tür belirtiler görüldüğünde zaman kaybetmeden bir sağlık kuruluşuna başvurulması gerekiyor.

Hastaların kendilerini iyi hissettikleri dönemlerde dahi ilaçlarını aksatmaması gerektiği vurgulanıyor. İlaç dozlarında hekim önerisi olmadan değişiklik yapılmaması, tedavi sürecinin istikrarlı şekilde devam etmesi açısından kritik önem taşıyor.

Kış Aylarında Enfeksiyon Riski Kalp Yetersizliğini Tetikleyebilir

Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Tarık Kıvrak, kış aylarında enfeksiyon riskinin arttığını da hatırlattı. Grip ve solunum yolu enfeksiyonları, kalp yetersizliği olan hastalarda tabloyu kısa sürede ağırlaştırabiliyor. Enfeksiyonlar vücudun oksijen ihtiyacını artırırken kalbin daha yoğun çalışmasına neden oluyor.

Bu nedenle grip ve pnömoni aşılarının ihmal edilmemesi öneriliyor. Kalabalık ve kapalı ortamlarda maske kullanımı da enfeksiyon riskini azaltan önlemler arasında gösteriliyor. Özellikle ileri yaş grubundaki kalp hastalarının bu konuda daha hassas davranması gerekiyor.

Tuz ve Sıvı Tüketimine Dikkat: Kalbin Yükünü Hafifletmek Mümkün

Beslenme düzeni, kalp yetersizliği olan hastalar için kış aylarında da büyük önem taşıyor. Tuz tüketiminin sınırlandırılması gerektiğini belirten Prof. Dr. Kıvrak, fazla tuzun vücutta sıvı tutulmasına yol açarak ödemi artırabileceğini ifade etti.

Sıvı alımının ise mutlaka hekimin önerdiği düzeyde tutulması gerekiyor. Gereğinden fazla sıvı tüketimi kalbin iş yükünü artırabilirken, yetersiz sıvı alımı da farklı sağlık sorunlarına neden olabiliyor. Bu nedenle kişiye özel planlama yapılması şart.

Uzmanlar, düzenli kilo takibinin de ihmal edilmemesi gerektiğini belirtiyor. Kısa sürede yaşanan kilo artışı, vücutta sıvı birikiminin habercisi olabilir.

Uzman Kıvrak’tan Hayati Uyarı

Prof. Dr. Tarık Kıvrak, soğuk havaların kalbin iş yükünü artırdığı gerçeğinin göz ardı edilmemesi gerektiğini belirterek özellikle kalp yetersizliği bulunan hastaların kış aylarında daha kontrollü bir yaşam sürmesi gerektiğini söyledi. Nefes darlığı, çabuk yorulma, vücutta ödem ve ani kilo artışı gibi belirtilerin ciddiye alınması gerektiğini vurgulayan Kıvrak, erken müdahalenin hayati önem taşıdığını dile getirdi.

Kış şartlarının ağırlaştığı dönemlerde alınacak basit ama etkili önlemlerle kalp sağlığını korumak mümkün. Uzmanlara göre düzenli takip, doğru beslenme ve enfeksiyonlardan korunma, kalp yetersizliği olan bireyler için hayati bir güvence oluşturuyor.