Sözcü gazetesindeki görevinden ayrılmasının ardından yayınlarına YouTube üzerinden devam eden gazeteci Yılmaz Özdil, CHP içerisinde yer alan bazı isimlerle yaşadığı diyaloglara dair yeni iddialarda bulundu. Özdil, yaptığı son yayında isim vermediği iki siyasetçi tarafından kendisine yönelik karalama ve boykot kampanyaları düzenlendiğini öne sürdü.
Özdil'in iddialarına göre, medya dünyasının yakından tanıdığı ancak halk nezdinde karşılığı olmadığını savunduğu bir siyasetçi, kendisine bir teklifle gelerek sosyal medyadaki gücü üzerinden üstü kapalı tehditte bulundu. Özdil, bu teklifi reddetmesinin hemen ardından sosyal medyada kendisi hakkında karalama kampanyası başlatıldığını ve bu görüşmenin tanıkları olduğunu ifade etti.
"WhatsApp mesajlarıyla tehdit edildim"
İkinci iddiasında daha popüler bir ismi hedef alan Özdil, toplum tarafından tanınan çok ünlü bir siyasetçinin kendisini WhatsApp üzerinden doğrudan tehdit ettiğini savundu. Özdil, söz konusu siyasinin "kendi istedikleri doğrultuda yayın yapmaması durumunda boykot kampanyası başlatılacağı" yönünde mesaj gönderdiğini iddia etti.
Tehditlere boyun eğmeyeceğini belirten Özdil, "Elinizden geleni ardınıza koymayın dedim ve ertesi sabah hakkımda boykot kampanyası başlatıldı" ifadelerini kullandı. Elinde bu mesajlara dair belgeler olduğunu ve tanıkların bulunduğunu vurgulayan Özdil, zamanı geldiğinde bu kanıtları kamuoyuyla paylaşacağını belirterek "Az sabır" dedi.
Gazetecilikte etik ve bağımsızlık tartışması
Yılmaz Özdil'in gündeme getirdiği bu iddialar, siyaset ve medya arasındaki "bağımlılık" ilişkilerini yeniden tartışmaya açtı.
Türkiye Gazeteciler Hak ve Sorumluluk Bildirgesi’ne göre gazeteci; her türlü siyasi, ekonomik veya sosyal baskıdan bağımsız olarak halkın haber alma hakkını savunmakla yükümlüdür.