Antalya'da 2011 yılından bu yana "faili meçhul" raflarında bekleyen Havva Yıldırım cinayeti, jandarmanın dedektif gibi iz sürmesiyle aydınlığa kavuştu. O dönem elde edilen delilleri güncel teknolojiyle yeniden harmanlayan ekipler, katil zanlısını 15 yıl sonra adalete teslim etti. İşte koli bandı ve çamaşır ipiyle işlenen o vahşi cinayetin perde arkası...
Korkunç İnfaz: 2011'de Yol Kenarında Bulunmuştu
Hafızalardan silinmeyen olay, 11 Eylül 2011 tarihinde Korkuteli’nin Ulucak köyü Ballıca mevkiinde yaşanmıştı. Sabah saatlerinde çevredeki vatandaşlar; yüzü koli bandıyla kapatılmış, boynuna çamaşır ipi dolanmış ve elleri arkadan bağlanmış bir kadın cesediyle karşılaştı. Yapılan incelemeler ve kayıp başvuruları sonucunda talihsiz kadının 2 çocuk annesi Havva Yıldırım olduğu belirlenmiş, ancak katil ya da katiller o dönem tüm çabalara rağmen izini kaybettirmişti.
Teknoloji Devreye Girdi: Tozlu Dosyalar Yeniden Açıldı
Antalya İl Jandarma Komutanlığı Asayiş Şube Müdürlüğü’ne bağlı JASAT ekipleri, faili meçhul kalan bu dosyayı "asla kapanmayacak" diyerek yeniden ele aldı. Oluşturulan özel çalışma grubu, 15 yıl önce olay yerinden ve maktulden alınan mikroskobik delilleri, 2026 yılının son model DNA teknolojisiyle laboratuvara taşıdı. Geçmişin kısıtlı imkanlarıyla analiz edilemeyen biyolojik bulgular, bu kez adaletin anahtarı oldu.
9 Şüpheli Mercek Altına Alındı: DNA Eşleşmesi Caniyi Ele Verdi
Titizlikle yürütülen soruşturma kapsamında jandarma, olayla bağlantısı olabileceği değerlendirilen 9 ayrı şüpheliden DNA örnekleri topladı. Laboratuvardan gelen sonuçlar ise adeta bir deprem etkisi yarattı. Şüpheli S.K.'dan alınan biyolojik örneklerin, 15 yıl önce Havva Yıldırım’ın üzerinden alınan doku örnekleriyle %100 uyumlu olduğu saptandı. Teknik takip sonucu köşeye sıkışan S.K., 30 Mart 2026'da düzenlenen şafak operasyonuyla yakalandı.
Adalet Yerini Buldu: Cani Tutuklanarak Cezaevine Gönderildi
Jandarmadaki sorgusunda deliller karşısında direnci kırılan zanlı S.K., işlemlerinin ardından adliyeye sevk edildi. Çıkarıldığı mahkemece tutuklanan şahıs, 15 yıl sonra işlediği suçun hesabını vermek üzere cezaevine gönderildi. JASAT’ın bu başarısı, "hiçbir suç cezasız kalmaz" sözünü bir kez daha kanıtlamış oldu.