Parktaki Tartışma Kanlı Bitti: 15 Yaşındaki Fatih Hayatını Kaybetmişti
Ankara’nın Pursaklar ilçesi, geçtiğimiz yıl 7 Eylül’de kan donduran bir çocuk cinayetine sahne olmuştu. Yunus Emre Caddesi üzerinde bulunan bir parkta, aralarında husumet bulunan 15 yaşındaki D.G. ve Fatih Acacı karşı karşıya geldi. Mesajlaşma tartışmasıyla başlayan gerginlik, kısa sürede şiddetli bir kavgaya dönüştü. Olayda D.G., yanındaki kesici aletle akranı Fatih Acacı’yı defalarca bıçaklayarak ağır yaraladı. Hastaneye kaldırılan Acacı, doktorların tüm müdahalesine rağmen kurtarılamadı.
Mahkeme "Öldürme Kastı Yok" Savunmasını Çürüttü
Ankara 2’nci Çocuk Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davada sanık D.G., öldürme kastı taşımadığını ve kendisini korumaya çalıştığını iddia etti. Ancak gerekçeli kararda bu savunmalar sert bir dille reddedildi. Mahkeme heyeti; maktulün göğüs, karın, kol ve sırt bölgesinden aldığı çok sayıda darbeyi ve sanığın olay yerinden ayrılmayıp geri dönerek saldırıyı sürdürmesini "öldürme kastının açık kanıtı" olarak değerlendirdi. Saldırının süreklilik arz etmesi nedeniyle "meşru müdafaa" sınırlarının aşılmadığı, doğrudan suç işleme iradesiyle hareket edildiği vurgulandı.
"Bacaklarını Kırarım" Sözüne Haksız Tahrik İndirimi
Kararın en dikkat çekici noktalarından biri ise haksız tahrik indirimi oldu. Dosyaya yansıyan bilgilere göre, Fatih Acacı’nın olaydan önce sanığa yönelik sarf ettiği “senin bacaklarını kırarım” ifadesi ve yaşanan arbede ortamı, mahkeme tarafından sanık lehine haksız tahrik sayıldı. Bu gerekçeyle sanığa önce ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası öngörülse de, ceza önce 24 yıla, ardından yaş indirimiyle 16 yıla çekildi.
Pişmanlık Göstermedi, Takdiri İndirim Alamadı
Sanık D.G.’nin yargılama süreci boyunca sergilediği tutum, ceza oranında etkili oldu. Mahkeme, sanığın suçunu inkar etmesi ve herhangi bir pişmanlık belirtisi göstermemesi nedeniyle Türk Ceza Kanunu’ndaki "iyi hal" (takdiri indirim) maddesini uygulamadı. Türk Ceza Kanunu’nun 31/3 maddesi uyarınca çocuklar için belirlenen üst sınır da gözetilerek, sanık nihai olarak 12 yıl hapis cezasına mahkum edildi.