Ankara’da 14 yaşındayken sırra kadem basan Melike Toyguncu’nun annesi Fatma Toyguncu, Adalet Bakanlığı’nın faili meçhul dosyalar için kurduğu özel birimle yeniden umutlandı. Acılı anne, "Bir mezar taşı bile insana teselli verir, bu kör karanlıkta beklemekten yoruldum" diyerek kızının akıbetinin aydınlatılmasını bekliyor.
Sincan’da 18 Ocak 2011 tarihinde ablasına sınav formu almak üzere evden ayrılan 14 yaşındaki Melike Toyguncu’dan o günden bu yana haber alınamıyor. Aradan geçen 15 yıla rağmen kızını aramaktan bir an olsun vazgeçmeyen anne Fatma Toyguncu, hukuk mücadelesini ilk günkü kararlılıkla sürdürüyor.
Karanlıkta kalan 15 yıl ve adalet arayışı
Melike’nin kayboluşunun ardından başlatılan soruşturma sürecinde dört sanık yargılandı. Yıllar süren mahkeme maratonunda sanıklardan ikisi hapis cezası alırken, diğerleri delil yetersizliği gerekçesiyle serbest bırakıldı. Anne Toyguncu, kızının izinin bulunduğu o izbe evdeki eşyaların ve DNA bulgularının ortada olduğunu hatırlatarak, "Yavrumun başına ne geldiği bilinmeden, sorumlular tam anlamıyla cezalandırılmadan nasıl tahliye kararları veriliyor?" diyerek tepkisini dile getiriyor.
Yeni birim umut ışığı oldu
Adalet Bakanı Akın Gürlek’in faili meçhul dosyaların çözümü için özel bir birim kurulduğunu açıklaması, Toyguncu ailesi için yeni bir dönüm noktası oldu. Benzer acıları yaşayan ailelerin sesini duyurabildiği bu gelişmeyi yakından takip eden anne, "Gülistan Doku dosyasındaki gelişmeler beni bir anne olarak çok heyecanlandırdı. Kendi evladım bulunmuş gibi sevindim. Şimdi aynı umudu kendi kızım için taşıyorum" ifadelerini kullandı.
"Bir mezar başında ağlamaya razıyım"
Kızının fotoğrafıyla avunduğu 15 yılı "iki ateş arasında kalmak" olarak tanımlayan Fatma Toyguncu, belirsizliğin verdiği acının her şeyden ağır olduğunu vurguluyor. "Yaşıyorsa bir sesini duyayım, öldüyse bir mezarı olsun" diyen gözü yaşlı anne, yetkililere şu çağrıda bulundu:
"Devletimden, Adalet Bakanlığı’ndan tek isteğim bu dosyanın tozlu raflardan indirilip gerçeklerin ortaya çıkarılmasıdır. Bir anne olarak yalvarıyorum; evladımın akıbetini öğrenmek, ona son bir kez sarılmak ya da toprağına dokunmak istiyorum. Bu kör karanlık artık son bulsun."
Bayramların ve özel günlerin kendisi için artık bir anlam ifade etmediğini belirten Toyguncu, 31 ayrı duruşmaya katılarak gösterdiği sabrın karşılığında sadece adalet beklediğini sözlerine ekledi.