Bitlis Belediyesi tarafından hayata geçirilen özel bir kurs, binlerce yıllık sepet örücülüğü sanatını modern dünyanın dekoratif ihtiyaçlarıyla buluşturarak kadınlara yeni bir gelir kapısı açıyor.
Geçmişi 5 bin yıl öncesine dayanan sepet örücülüğü, Bitlis’te unutulmaya yüz tutmuş bir gelenek olmaktan çıkıp, yerel ekonominin canlı bir parçası haline geldi. Belediye bünyesinde açılan ve yoğun ilgi gören kurs, bambu ağacının ince işçilikle sanata dönüştüğü bir üretim merkezine dönüştü.
Gelenekten Geleceğe Uzanan Köprü
Dekoratif El Sanatları Usta Öğreticisi Aylin Soyugüzel rehberliğinde çalışmalarını sürdüren 25 kursiyer, sadece bir zanaat öğrenmekle kalmıyor, aynı zamanda bu kadim kültürü gelecek kuşaklara aktarma sorumluluğunu üstleniyor. Soyugüzel, geçmişte temel ihtiyaçları depolamak için kullanılan sepetlerin, günümüzde estetik bir dekorasyon objesi ve hobi aracı olarak büyük talep gördüğünü belirtiyor. Kursun sadece bir meslek edindirme programı olmadığını vurgulayan Soyugüzel, katılımcıların burada sosyalleşerek stres attıklarını ve usta öğretici olma yolunda ilerlediklerini ifade ediyor.
Ev Ekonomisine El Emeği Destek
Kursun en dikkat çekici yanı ise ev hanımlarının kendi ayakları üzerinde durmalarına sağladığı katkı. Kursiyerlerden Suzan Sulukaya, evde boş vakit geçirdiği günlerden, bugün ürettiği sepetleri satarak mutfak ve kişisel masraflarını karşıladığı bir sürece geçiş yaptığını anlatıyor. Sulukaya, el emeği ürünlerin pazarlanabilir bir değere dönüşmesinin, kadınların özgüvenini ve aile bütçesini doğrudan desteklediğini dile getiriyor.
Belediye destekli bu girişim, 5 aylık aktif eğitim sürecinin ardından yeni mezunlarını beklerken, unutulmaya yüz tutmuş zanaatların modern iş gücüyle nasıl yeniden hayat bulabileceğine dair başarılı bir model sunuyor.