Bayburt’ta yaşayan 74 yaşındaki Bülent Alemdar, yarım asrı aşan demircilik mesleğini talihsiz bir kaza sonucu bırakmak zorunda kalsa da, üretme tutkusundan asla vazgeçmedi.
Bülent Alemdar’ın hayatı, geçirdiği kaza sonrası demirci ocağını kapatıp huzurevine yerleşmesiyle bambaşka bir yöne evrildi. 56 yıl boyunca demire şekil veren elleri, boynunun kırılmasıyla zorunlu bir emekliliğe ayrıldı. Ancak Alemdar’ın azmi, pandemi döneminin getirdiği kısıtlamalarla yeni bir boyut kazandı.
Karantinada başlayan yeni bir serüven
Pandemi sürecinde huzurevi odasında geçirdiği uzun ve durağan günler, Alemdar’ı yeni arayışlara itti. Erzincan’ın Kemah ilçesindeki huzurevine geçici olarak yerleştiği dönemde açılan el sanatları kursu, onun için bir dönüm noktası oldu. Askerlik yıllarında kibritten yaptığı gemiyi hatırlayan Alemdar, kurs hocasının desteğiyle karton ve tutkalı birleştirerek yıllar sonra yeniden sanatla buluştu.
Atölye günleri şifa oldu
Kibritten gemiyle başlayan bu merak, kısa sürede ev ve cami maketlerine dönüştü. Atölye ortamının kendisine moral verdiğini belirten Alemdar, bu süreci "Bu kurs benim için adeta bir ilaç oldu" sözleriyle tanımlıyor. Boş vakitlerini tavan izleyerek geçirmek yerine, hayal gücünü somut eserlere dönüştürmeyi seçen Alemdar, yeniden üretmenin mutluluğunu yaşıyor.
Üretmek onun için bir yaşam biçimi
Bayburt’a döndükten sonra da el sanatlarını bırakmayan 74 yaşındaki usta; filografi, takı tasarımı ve maket yapımıyla günlerini dolu dolu geçiriyor. Türk bayrağı motifli filografi çalışmalarıyla dikkat çeken Alemdar, azmiyle çevresine örnek oluyor. "Elim tuttuğu müddetçe durmak yok" diyen Alemdar, uygun ekipman sağlandığı sürece yapamayacağı hiçbir şey olmadığını vurgulayarak, yaşın sadece bir sayıdan ibaret olduğunu kanıtlıyor.