Takvimler 2 Kasım 1917’yi gösterdiğinde, İngiltere Dışişleri Bakanı Arthur James Balfour, Siyonist hareketin önde gelen ismi Lord Walter Rothschild’e kısa ama etkisi asırları aşacak bir mektup gönderdi. "Balfour Deklarasyonu" olarak tarihe geçen bu metin, Birleşik Krallık’ın Filistin’de bir "Yahudi ulusal yurdu" kurulmasını desteklediğini dünyaya ilan etti. Bu hamle, Theodor Herzl ile başlayan Siyonist ideali, uluslararası hukukun ve dönemin en büyük küresel gücünün himayesine soktu.
Savaşın Kirli Pazarlığı: Üç Farklı Vaat, Tek Bir Toprak
İngiltere, Birinci Dünya Savaşı’nda zafer kazanmak için Orta Doğu’yu adeta bir satranç tahtasına çevirdi. Bir yandan Şerif Hüseyin’e bağımsız bir Arap devleti sözü vererek Osmanlı’ya karşı isyanı körükledi, diğer yandan Fransa ile gizli Sykes-Picot Anlaşması’nı imzalayarak bölgeyi nüfuz alanlarına böldü. Balfour Deklarasyonu ise bu denklemin son parçasıydı. İngiltere’nin amacı; ABD ve Rusya’daki Yahudi lobisinin desteğini almak ve Süveyş Kanalı’nın güvenliği için bölgede stratejik bir müttefik yaratmaktı.
"Mevcut Topluluklar" İfadesi: %90'lık Nüfusun Yok Sayılışı
Deklarasyonun metni incelendiğinde, diplomatik bir kurnazlık göze çarpıyordu. O dönem Filistin nüfusunun yaklaşık yüzde 90-94'ünü oluşturan Araplardan, isimleriyle değil sadece "Yahudi olmayan mevcut topluluklar" olarak bahsediliyordu. Bu halka sadece medeni ve dini haklar tanınırken, siyasi ve ulusal hakların tamamen görmezden gelinmesi, bugün yaşanan çatışmaların temelindeki "hak ihlali" tartışmalarının fitilini o günden ateşledi.
Büyük Felaket’e Giden Yol: 1922’den Nekbe’ye
Balfour’un vaadi, 1922’de Milletler Cemiyeti tarafından onaylanan Britanya Mandası ile resmiyet kazandı. Bu süreçte bölgeye Yahudi göçü hızla arttı ve Arap-Yahudi gerilimi kanlı çatışmalara dönüştü. İngiltere’nin 1939’da "Beyaz Kitap" ile göçü sınırlama çabası kimseyi mutlu etmedi. Sonunda, 14 Mayıs 1948’de İsrail Devleti ilan edildiğinde, Filistinliler için "Nekbe" (Büyük Felaket) başladı; yüz binlerce insan yerinden edildi, köyler haritadan silindi.
Asırlık Pişmanlık: İngiltere’nin 100. Yıl İtirafı
Belgenin 100. yıl dönümünde İngiltere, Balfour Deklarasyonu’nun Filistinli Arapların siyasi haklarını koruma konusunda yetersiz kaldığını resmen kabul etti. Bugün 109. yılında bu 67 kelimelik mektup, iki devletli çözüm tartışmalarından uluslararası tanıma süreçlerine kadar her masada hala en ağır referans noktası olarak duruyor.
Tarihin akışını değiştiren bu süreci gazeteci gözüyle derledim bebiş. 109 yıl önceki bir mektubun bugün hala manşetlerde olması gerçekten sarsıcı!