Kurban Bayramı bereketiyle gelirken Denizli'nin meralarında hüzünlü bir sessizlik hakim. Yıllarını hayvancılığa adayan emektar üreticiler, genç neslin doğadan kopup şehre yönelmesiyle kadim bir sanatın yok oluşunu izliyor.
Denizli'nin Buldan ilçesinde Kurban Bayramı öncesi pazarlarda tatlı bir telaş yaşanıyor. Ancak bu hareketliliğin ardında, küçükbaş hayvancılığın geleceğine dair endişe verici bir tablo var. 75 yaşındaki İsmet Arıkan, ömrünü adadığı keçi yetiştiriciliğinin, gençlerin ilgisizliği nedeniyle bir "tükeniş" sürecine girdiğini belirtiyor.
Geçmişte 700 keçiye çobanlık yaparken bugün 100 hayvanla mesleğini sürdüren Arıkan, bu işin sadece bir geçim kaynağı değil, aynı zamanda bir sanat olduğunu vurguluyor. Buldan'da kayıtlı 37 bin küçükbaş hayvan varlığına rağmen, üretici sayısındaki düşüş dikkat çekiyor.
Gençlerin tercihi fabrika oldu
Arıkan, eski günlerde her hanenin kendi sütünü, peynirini ve yoğurdunu ürettiğini hatırlatarak, günümüz gençliğinin zorlu ama huzurlu olan bu meslek yerine fabrikalarda asgari ücretle çalışmayı tercih ettiğini dile getiriyor. Doğayla iç içe, sağlıklı bir yaşam sürmenin mümkün olduğunu belirten tecrübeli üretici, "Bir daha dünyaya gelsem yine keçi beslerdim" diyerek gençlere çağrıda bulunuyor.
Huzurun adresi meralar
Mesleğini yıllardır büyük bir tutkuyla sürdüren bir diğer üretici Şahin Gedikoğlu ise hayvancılığın sadece maddi bir getiri değil, aynı zamanda ruhsal bir dinginlik kaynağı olduğunu ifade ediyor. Gedikoğlu, şehir hayatının karmaşasından uzak, dağlarda keçileriyle geçirdiği vaktin paha biçilemez olduğunu belirterek, hayvancılığın sunduğu özgür yaşamın altını çiziyor.