Hatay’da yaşayan Ahmet Eden, 70 yıl önce dayısından öğrendiği kadim zanaatı günümüzde de aynı tutkuyla sürdürüyor. Hiçbir teknolojik alet kullanmadan, sadece el emeği ve sabırla ağaç dallarını sanat eserine dönüştüren Eden, ürettiği mutfak gereçlerini ise karşılık beklemeden dostlarına hediye ediyor.
Amanos Dağları’nın eteklerinden topladığı çınar ve çeşitli ağaç dallarını evinin bahçesinde birer mutfak gerecine dönüştüren 85 yaşındaki Ahmet Eden, Kırıkhan’ın yaşayan hafızası olmaya devam ediyor. 16 yaşından bu yana elinden düşürmediği keser, bıçak ve eğe yardımıyla; salça küreğinden pilav kaşığına, balta sapından çeşitli mutfak aletlerine kadar pek çok ürünü büyük bir titizlikle hazırlıyor.
Zanaatın ötesinde bir yaşam biçimi
Gün boyu süren bu zahmetli süreci bir "teselli" olarak tanımlayan Ahmet Eden, ilerleyen yaşına rağmen üretim aşkından vazgeçmiyor. Sabahın erken saatlerinde başladığı çalışmalarını akşam saatlerine kadar sürdüren Eden, bu işin sırrının sevgi olduğunu belirtiyor. Kendi ifadesiyle, "Bu işi sevmesem 70 yıl boyunca yapamazdım" diyen usta, ağaç ihtiyacını karşılamak için gerektiğinde dağlara çıkarak bizzat malzeme topluyor.
Emeğini paraya değil, dostluğa dönüştürüyor
Ahmet Eden’in en dikkat çekici özelliği ise ortaya koyduğu bu yoğun emeği ticari bir kazanca dönüştürmemesi. Yaptığı her bir parçayı Türkiye’nin dört bir yanındaki eşine, dostuna ve sevdiklerine hediye eden Eden, bu sayede kurduğu gönül bağlarıyla moral buluyor.
Oğlu Mehmet Eden, babasının bu tutkusunun aile içindeki yerini şu sözlerle özetliyor: "Babam için bu kaşıklar sadece birer mutfak gereci değil, hayatla kurduğu bir bağ. Bizler bile onun hızına ve el becerisine yetişemiyoruz. O, ağaçlara şekil verdikçe mutlu oluyor, biz de onun bu mutluluğuna ortak olmak için dağdan ona taze dallar taşıyoruz."