Afet yönetimi alanında Türkiye’nin en büyük sivil koordinasyon ağlarından biri olan Afet Platformu, “Afet Risk Yönetiminde Sivil Toplumun Kapasitesinin Desteklenmesi” projesinin kapanış toplantısını İstanbul’da gerçekleştirdi. Avrupa Birliği finansmanıyla hayata geçirilen ve Sivil Toplum Geliştirme Merkezi Derneği koordinasyonunda yürütülen proje, kamu-sivil toplum iş birliğine dayalı yeni bir afet yönetimi vizyonunun temelini attı.
Proje kapsamında, sivil toplum örgütlerinin afetlere hazırlık, müdahale ve iyileştirme süreçlerinde daha etkili, organize ve sürdürülebilir bir kapasiteye ulaşması hedeflendi. Afet Platformu çatısı altında 65 sivil toplum kuruluşunun yer aldığı toplantıda, 2026 yılına yönelik pilot iş birliklerinin hayata geçirileceği açıklandı.

Sivil Toplum Artık “Yardımcı Değil, Stratejik Ortak”
Toplantının açılış konuşmasını yapan Temel İhtiyaç Derneği Genel Müdürü Nil Tibukoğlu, afet yönetimi sürecinde sivil toplumun yalnızca destekleyici değil, karar süreçlerine dahil edilen stratejik bir aktör olması gerektiğini vurguladı. Proje sürecinde geliştirilen 26 teknik eğitim modülüyle 804 kişiye ulaşıldığını belirten Tibukoğlu, dijital haritalama, gönüllülük yapıları ve yerel kapasiteyi güçlendirmeye yönelik önemli araçların da güncellendiğini söyledi.
İhtiyaç Haritası tarafından geliştirilen dijital altyapılar, Toplum Gönüllüleri Vakfı’nın yaygın gönüllü eğitim ağı ve Hayata Destek Derneği’nin hazırladığı sürdürülebilir eğitim modelleriyle, afet gönüllülüğü konusunda Türkiye çapında örnek bir sistem oluşturuldu.
Kamusal Koordinasyonun Anahtarı: Ortak Dil, Ortak Yöntem
Toplantıda konuşan STGM Genel Koordinatörü Dr. Tezcan Eralp Abay, özellikle 6 Şubat depremleri sonrasında yaşanan tecrübelerin koordinasyon eksikliğini gözler önüne serdiğini belirtti. Abay, sadece koordinasyon değil, “neyin koordine edileceği” sorusunun da cevaplanması gerektiğini vurguladı.
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı Daire Başkanı Gülşah Alakara Özcan ise afet öncesinde yapılan hazırlıkların ve gönüllü sistemlerinin kamu ile uyumlu hale getirilmesinin önemine dikkat çekerek, “Afet olmadan afet konuşabiliyorsak doğru yoldayız” dedi.
AB Yetkilisi: “Bu Ülkenin En Büyük Değeri Sivil Toplumdur”
Toplantıya katılan AB Delegasyonu’ndan Christian Ballaro, Afet Platformu’nu “ülkenin en önemli sosyal gücü” olarak nitelendirerek, sivil toplumun afet anlarında gösterdiği özverili dayanışmanın örnek alınması gerektiğini söyledi. Ballaro, sivil toplum ile kamu arasında köprü görevi gören bu iş birliklerinin daha güvenli ve demokratik bir gelecek adına kritik olduğunu ifade etti.
Afet Yönetiminde Bilgi Temelli Model: Akademi, Kamu, STK ve Özel Sektör El Ele
Afet Platformu Genel Sekreteri Sevim Kahraman ise önümüzdeki döneme dair yol haritasını paylaştı. Kahraman, akademi, kamu, özel sektör ve sivil toplum arasında oluşturulacak yeni paydaş döngüsüyle bilgi temelli afet yönetimi modeline geçileceğini vurguladı. 2026 yılı içerisinde yerel yönetimler ve kamu kurumlarıyla koordinasyonu artıracak pilot projeler planlandığını açıkladı.
Proje sonuç raporuna göre, afet senaryoları üzerinden yapılan tatbikatlar, hassas grupların ihtiyaçlarına yönelik saha analizleri, dijital risk haritaları ve gönüllülük sistemleriyle afet sonrası müdahale gücünün önemli ölçüde arttığı gözlemlendi.
Whatsapp chatbot, sosyal pazaryeri ve veri temelli dijital sistemler sayesinde hem afetzedelere yardım ulaştırma hızı arttı hem de yerel ekonomilerin toparlanma süreçleri desteklendi.