Afganistan, bugün açık şekilde Müslüman çoğunluğa sahip bir ülke konumunda bulunuyor. Resmî yönetim modeli “İslam Emirliği” olarak tanımlanırken, devlet dini Sünni İslam olarak kabul ediliyor.
Uluslararası veriler, ülke nüfusunun yaklaşık yüzde 84 ila 90’ının Sünni Müslüman olduğunu gösteriyor. Şii Müslümanlar ise yüzde 10 ila 15 arasında değişen bir orana sahip. Diğer dinlere mensup olanların oranı ise yüzde 1’in altında kalıyor.
Bu tablo, Afganistan’ın demografik olarak ezici çoğunlukla Müslüman bir toplum yapısına sahip olduğunu ortaya koyuyor. Özellikle Taliban’ın yeniden iktidara gelmesinin ardından dini referanslar, devlet yönetiminde daha belirgin hale gelmiş durumda.
Afganistan’ın Dini Nedir? Devlet Dini Sünni İslam ve Hanefi Mezhebi
“Afganistan’ın dini nedir?” sorusunun yanıtı net: Ülkenin resmi dini İslam’dır. En yaygın mezhep ise Sünni İslam’ın Hanefi koludur.
Hanefi fıkhı, Afganistan’daki dini uygulamaların temelini oluşturuyor. Bunun yanında Deobandi yorumu da özellikle Taliban yönetimi altında etkili bir dini anlayış olarak öne çıkıyor. Taliban’ın ideolojik altyapısı büyük ölçüde bu yoruma dayanıyor.
Şii nüfus ise çoğunlukla Hazara topluluğundan oluşuyor. Bu kesimin büyük bölümü On İki İmamcı (Caferî) mezhebine bağlı. Daha küçük bir grup ise İsmailî Şiilik inancını benimsiyor.
Özetle Afganistan’da:
Devlet dini: Sünni İslam
En yaygın mezhep: Hanefi
Etkili dini yorum: Deobandi
Önemli azınlık mezhebi: Şiilik
Bu yapı, ülkenin hem toplumsal hem de siyasal düzeninde belirleyici rol oynuyor.
Tarih Boyunca Afganistan’ın Dini Yapısı Nasıl Şekillendi?
Afganistan’ın dini kimliği yalnızca İslam’la sınırlı bir geçmişe sahip değil. Bölge, antik çağlardan itibaren farklı inanç sistemlerine ev sahipliği yaptı.
Zerdüştlüğün kurucusu olarak kabul edilen Zerdüşt’ün, bugünkü Afganistan sınırları içinde yer alan Belh (Balkh) bölgesinde yaşadığına inanılıyor. MÖ 1800–800 yılları arasında Zerdüştlüğün bu topraklarda ortaya çıktığı düşünülüyor.
Daha sonra Hinduizm ve Budizm bölge üzerinde etkili oldu. Özellikle doğu ve güney Afganistan’da Hindu-Budist kültür uzun süre varlığını sürdürdü. Büyük İskender’in MÖ 4. yüzyıldaki fetihleriyle Helenistik etki görülürken, ardından Maurya İmparatorluğu döneminde Budizm yaygınlaştı.
Bamiyan’da 6. ve 7. yüzyıllarda inşa edilen dev Buda heykelleri, Afganistan’daki Budist geçmişin en çarpıcı sembollerindendi. Bu heykeller 2001 yılında Taliban tarafından yıkıldı ve dünya kamuoyunda geniş yankı uyandırdı.
İslam Afganistan’a Ne Zaman Geldi? 7. Yüzyıldan Günümüze Uzanan Süreç
İslam, 7. yüzyılda Arap fetihleriyle Afganistan topraklarına ulaştı. 642 yılında gerçekleşen Nihavand Muharebesi’nin ardından Sasani İmparatorluğu’nun direnci kırıldı ve Müslüman ordular doğuya doğru ilerledi.
Emeviler döneminde yürütülen fetih ve tebliğ faaliyetleri sayesinde İslam bölgede giderek güç kazandı. 9. yüzyıla gelindiğinde İslam, Afganistan’da baskın din haline geldi.
Gazneli Mahmud döneminde Hindu Şahi hanedanının tasfiye edilmesiyle birlikte İslam’ın üstünlüğü kesinleşti. Bu süreç, Afganistan’ın dini kimliğinin kalıcı biçimde Müslüman karakter kazanmasında belirleyici oldu.
20. Yüzyılda Din ve Siyaset: İslam Emirliği Modeline Geçiş
Afganistan’da din-siyaset ilişkisi özellikle 20. yüzyılın son çeyreğinde keskin biçimde değişti. 1979’daki Sovyet işgali, dini grupların mobilizasyonunu artırdı. Marksist yönetimin laik politikaları, İslami çevrelerin tepkisini çekti.
1996 yılında Taliban, Afganistan İslam Emirliği’ni ilan ederek teokratik bir yönetim modeli kurdu. 2004’te Afganistan İslam Cumhuriyeti dönemi başladı. Ancak 2021’de Taliban’ın yeniden kontrolü ele geçirmesiyle ülke tekrar İslam Emirliği modeliyle yönetilmeye başlandı.
Bu süreç, “Afganistan Müslüman ülke mi?” sorusunun yalnızca demografik değil, aynı zamanda siyasal bir boyutu olduğunu da gösteriyor.
Mezhepsel Dağılım: Sünni Çoğunluk ve Şii Azınlık
Afganistan’da mezhepsel yapı iki ana eksende şekilleniyor: Sünnilik ve Şiilik.
Sünni Müslümanlar nüfusun büyük bölümünü oluşturuyor. Hanefi mezhebi ülke genelinde baskın konumda. Deobandi yorumu ise özellikle dini eğitim ve yönetim anlayışında etkili.
Şii Müslümanlar ise çoğunlukla Hazara etnik grubuna mensup. On İki İmamcı Şiilik en yaygın Şii yorumu olurken, İsmailî Şiilik daha küçük bir topluluk tarafından benimseniyor.
Bu mezhepsel yapı, Afganistan’ın iç siyasetinde ve bölgesel ilişkilerinde önemli bir rol oynuyor.
Azınlık Dinler ve Günümüzdeki Durum
Afganistan’da geçmişte Sih, Hindu, Bahai, Hristiyan ve Yahudi topluluklar da bulunuyordu. Ancak özellikle savaşlar ve siyasi istikrarsızlık nedeniyle bu grupların nüfusu ciddi şekilde azaldı.
1970’lerde yüz binlerle ifade edilen Sih ve Hindu nüfusu, son yıllarda birkaç bin seviyesine kadar geriledi. Hristiyanların büyük bölümünün inancını gizli yaşadığı tahmin ediliyor.
2021 sonrası dönemde dini özgürlükler konusunda uluslararası raporlar düşük puanlamalar yapıyor. Müslüman olmayan toplulukların önemli bir kısmı İran ve Pakistan gibi komşu ülkelere göç etmiş durumda.
Sonuç olarak Afganistan Müslüman ülke mi sorusuna verilecek yanıt hem nüfus yapısı hem de devlet modeli açısından “evet” oluyor. Afganistan’ın dini İslam’dır ve ülkede Sünni İslam, özellikle Hanefi mezhebi ve Deobandi yorumu belirleyici konumdadır. Şii azınlık ise özellikle Hazara topluluğu içinde varlığını sürdürmektedir.