Yeni Birlik Gazetesi Yaşam Ahmet Altan yaşıyor mu, cezaevinde mi hapiste mi, şuan nerede, suçu neydi?

Ahmet Altan yaşıyor mu, cezaevinde mi hapiste mi, şuan nerede, suçu neydi?

Ahmet Altan yaşıyor mu, cezaevinde mi, hapiste mi, suçu neydi? Yargıtay’ın iki kez bozduğu 15 Temmuz davasında İstanbul 26. Ağır Ceza Mahkemesi kararını açıkladı. Ahmet Altan ve Nazlı Ilıcak hakkında “örgüte üye olmamakla birlikte yardım” suçlamasıyla hapis cezası verildi. Dosyada Yakup Şimşek beraat etti.

Yargıtay’ın daha önce iki kez bozduğu 15 Temmuz davasında karar açıklandı. İstanbul 26. Ağır Ceza Mahkemesi, gazeteciler Ahmet Altan ve Nazlı Ilıcak hakkında “örgüte üye olmamakla birlikte yardım” suçlamasıyla hapis cezası verdi. Dava, Fethullah Gülen cemaatinin medya yapılanmasına ilişkin “darbe girişimini önceden bildikleri” iddiası üzerinden yürütülüyordu. Kararın ardından “Ahmet Altan yaşıyor mu, cezaevinde mi, hapiste mi, suçu neydi?” soruları yeniden gündeme geldi.

15 Temmuz davasında Ahmet Altan ve Nazlı Ilıcak’a hapis cezası

Mahkeme, Ahmet Altan’a 6 yıl 3 ay 18 gün, Nazlı Ilıcak’a ise 5 yıl 3 ay hapis cezası verdi. Karar, “örgüte üye olmamakla birlikte yardım” suçlaması kapsamında kuruldu.

Aynı dosyada yargılanan Fevzi Yazıcı 2 yıl 1 ay hapis cezasına çarptırıldı. Yakup Şimşek ise “inandırıcı ve kesin delil elde edilemediği” gerekçesiyle beraat etti.

Duruşmaya tutuksuz yargılanan Nazlı Ilıcak, Yakup Şimşek ve Fevzi Yazıcı katıldı. Ahmet Altan ise duruşmada yer almadı.

Ahmet Altan cezaevinde mi, hapiste mi?

Bu dosyada verilen karar, hapis cezası hükmü olsa da Ahmet Altan’ın duruşma sürecinde tutuklu olmadığı bilgisi öne çıktı. Yani karar açıklandığı gün itibarıyla “cezaevinde mi, hapiste mi?” sorusu, davanın infaz sürecine ve hukuki işlemlerin devamına bağlı hale geldi.

Mahkeme, Ahmet Altan hakkında iyi hal indirimi uygulamadı. Gerekçe olarak da “pişmanlık göstermediği” değerlendirmesi gösterildi.

Ahmet Altan suçu neydi, hangi iddiayla yargılandı?

Ahmet Altan’ın bu davadaki suçlaması, “örgüte üye olmamakla birlikte yardım etmek” olarak kayda geçti. Dosyanın temelinde ise 15 Temmuz darbe girişimi öncesinde darbe hazırlığını bildikleri ve medya faaliyetleriyle destek verdikleri iddiası bulunuyor.

Bu suçlama, Yargıtay’ın bozma kararları sonrası yeniden şekillendi. İlk yargılamada sanıklar, çok daha ağır bir suçlama olan “Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs” kapsamında değerlendirilmişti.

Yargıtay’ın bozma süreciyle birlikte, suçlamanın niteliği değişti ve “örgüte yardım” başlığı öne çıktı.

Nazlı Ilıcak savunmasında ne dedi?

Nazlı Ilıcak duruşmada yaptığı savunmada, talimat aldığına veya menfaat sağladığına dair herhangi bir belge bulunmadığını söyledi. Ilıcak, özellikle geçmişte yaptığı bazı röportajlar ve yazdığı kitap üzerinden suçlandığını ifade etti.

Savunmasında “Ben de yanıldım, ben de aldandım” sözleri dikkat çekti. Ilıcak ayrıca, siyasi iktidarlara gayrimeşru müdahalelere karşı durduğunu ve geçmişte darbeler karşısında da aynı tavrı sergilediğini belirtti.

Fevzi Yazıcı: Savcılık niyet okuyor

Fevzi Yazıcı ise savunmasında, suçlamanın somut delile dayanmadığını savundu. Yazıcı, savcılığın “niyet okuduğunu” ifade ederek, ceza hukukunda şüphenin sanık lehine değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.

Mahkeme, Fevzi Yazıcı hakkında “yardımın niteliği” ve “iyi hal” kapsamında indirim uyguladı ve cezayı 2 yıl 1 aya düşürdü.

Yakup Şimşek beraat etti: “Gecikmiş de olsa adalet”

Dosyada yargılanan Yakup Şimşek hakkında beraat kararı verildi. Şimşek savunmasında, “Gecikmiş de olsa adalet adalettir ve bence çok kıymetlidir” ifadelerini kullandı.

Mahkeme, Şimşek hakkında kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı sonucuna vararak beraat hükmü kurdu.

Yargıtay neden iki kez bozdu?

Bu dava, Türkiye’nin en çok tartışılan 15 Temmuz dosyalarından biri olarak kayda geçti. Yargıtay daha önce iki kez bozma kararı verdi.

İlk süreçte sanıklar “Anayasayı ihlal” suçlamasıyla ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırılmıştı. Ancak Yargıtay, dosyada suç vasfının değişmesi gerektiğine işaret ederek kararı bozdu.

Daha sonra yapılan yargılamada verilen cezalar da Yargıtay tarafından yeniden ele alındı. Yargıtay, özellikle Ahmet Altan ve Nazlı Ilıcak yönünden TCK 220/7 kapsamında indirim uygulanmadığı gerekçesiyle hükmü bozdu.

Dosya bu nedenle yeniden İstanbul 26. Ağır Ceza Mahkemesi’ne gönderildi ve son karar bu süreç sonunda çıktı.

Ahmet Altan yaşıyor mu?

Dava metninde Ahmet Altan’ın hayatını kaybettiğine ilişkin bir bilgi yer almıyor. Dosyada vefat ettiği belirtilen tek isim, Polis Akademisi eski öğretim üyesi Şükrü Tuğrul Özşengül oldu.

Özşengül’ün, Temmuz 2022’de cezaevinde geçirdiği kalp krizi nedeniyle hayatını kaybettiği bilgisi dosyaya yansıdı.

Dosyada geçmişte hangi kararlar verilmişti?

Dava ilk kez 16 Şubat 2018’de karara bağlanmış ve sanıklar ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası almıştı. İstinaf mahkemesi bu kararı uygun bulsa da Yargıtay bozma kararı verdi.

Yargıtay’ın bozmasının ardından İstanbul 26. Ağır Ceza Mahkemesi 4 Kasım 2019’da yeniden yargılama yaptı. Bu süreçte ağırlaştırılmış müebbet cezaları kaldırıldı, “örgüte yardım” suçlamasıyla yeni hapis cezaları verildi.

Sanıklar bir kez daha karara itiraz etti. Yargıtay 14 Nisan 2021’de verdiği kararla, Ahmet Altan ve Nazlı Ilıcak hakkında TCK 220/7’deki indirim uygulanmadığı gerekçesiyle dosyayı yeniden bozdu.

Son olarak İstanbul 26. Ağır Ceza Mahkemesi, bu bozma kararları sonrası yeni hükmü açıkladı.