Yeni Birlik Gazetesi Yaşam ALBAY TURAN ÇAĞLAR KİMDİR VE HAYATI! Barış Manço’nun Kayınpederi Casusluk Olayı Nedir?

ALBAY TURAN ÇAĞLAR KİMDİR VE HAYATI! Barış Manço’nun Kayınpederi Casusluk Olayı Nedir?

27 Mayıs darbesine katılan subaylardan biri olan Albay Turan Çağlar’ın hayatı dikkat çekici detaylarla dolu. Askeri kariyeri, darbe girişimleri, casusluk iddiaları ve Barış Manço ile kurduğu aile bağı yıllar sonra yeniden gündeme geliyor. Turan Çağlar’ın yaşamındaki kritik dönemeçler ve bilinmeyen yönleri merak uyandırıyor.

Türk Silahlı Kuvvetleri kökenli isimlerden biri olan Albay Turan Çağlar, askeri kariyeri, darbe süreçlerindeki rolü ve casusluk iddialarıyla Türkiye’nin yakın tarihindeki tartışmalı figürlerden biri olarak biliniyor. 27 Mayıs darbesine katılan subaylar arasında yer alan Çağlar, emekliliğinin ardından iş dünyasında ve çeşitli temaslarda bulunurken yıllar sonra ABD adına casusluk yaptığı gerekçesiyle yakalandı. Aynı zamanda sanatçı Barış Manço’nun kayınpederi olan Turan Çağlar’ın hayatı, askeri ve siyasi gelişmelerle iç içe geçmiş bir süreç olarak dikkat çekiyor.

Turan Çağlar kimdir, nereli ve askeri kariyeri nasıl başladı?

Albay Turan Çağlar, 1942 yılında Harp Okulu’ndan mezun olarak Türk Silahlı Kuvvetleri’nde görevine başladı. Hava Muhabere sınıfında görev yapan Çağlar, Manastırlı bir aileden geliyordu. Askeri kariyerinde disiplinli yapısı ve aktif görevleriyle öne çıkan Çağlar, zamanla yarbay rütbesine kadar yükseldi.

reklam

1960’lı yılların başında Türkiye’nin siyasi atmosferi oldukça hareketliydi. Bu dönemde görev yapan birçok subay gibi Turan Çağlar da askeri ve siyasi gelişmelerin merkezinde yer aldı. Kariyerinin ilerleyen dönemlerinde kurmay albay rütbesine kadar yükselen Çağlar, askeri çevrelerde tanınan isimlerden biri haline geldi.

27 Mayıs darbesi ve Turan Çağlar’ın rolü

27 Mayıs 1960 askeri darbesi Türkiye’nin siyasi tarihinde önemli bir dönüm noktası olarak kabul ediliyor. Turan Çağlar da bu darbeye katılan subaylar arasında yer aldı. Darbenin ardından İstanbul Radyoevi Müdürlüğü görevine getirilen Çağlar, dönemin askeri yönetimi içinde aktif rol alan isimler arasında gösterildi.

İhtilalin sert kanadında yer aldığı ifade edilen Çağlar, darbe sonrasında askeri yönetim içinde çeşitli görevler üstlendi. Bu süreçte askeri ve siyasi gelişmelerde etkili olan subaylardan biri olarak anıldı.

21 Ekim Protokolü ve darbe girişimleri sürecindeki yeri

1961 yılında yapılan genel seçimlerin ardından ortaya çıkan siyasi tablo, bazı askeri çevrelerde yeni bir müdahale ihtimalinin konuşulmasına neden oldu. Bu süreçte hazırlanan ve “21 Ekim Protokolü” olarak bilinen belgeyi imzalayan 38 subay arasında Turan Çağlar da yer aldı.

Silahlı Kuvvetler Birliği içinde yer alan bu subaylar, yeni bir askeri müdahale ihtimalini değerlendiren isimler olarak biliniyordu. Protokol beklenen bir askeri müdahaleye yol açmasa da Turan Çağlar’ın adı bu süreçte sık sık gündeme geldi.

Talat Aydemir darbe girişimleri ve Turan Çağlar

1962 ve 1963 yıllarında Talat Aydemir tarafından gerçekleştirilen darbe girişimleri Türkiye’de siyasi gerilimin en yoğun olduğu dönemlerden biri olarak kabul ediliyor. Turan Çağlar’ın da bu girişimlerle bağlantılı süreçlerde adı geçti.

Girişimlerin başarısızlıkla sonuçlanmasının ardından birçok subay yargılandı. Dönemin darbe girişimi lideri Talat Aydemir’in daha sonra yaptığı bir açıklamada, olayların kritik anlarında Turan Çağlar’ın yanında olmadığını söylediği aktarılır.

Bu süreç, Turan Çağlar’ın askeri kariyerindeki en dikkat çekici dönemlerden biri olarak kayıtlara geçti.

Turan Çağlar emeklilik sonrası ne yaptı?

1965 yılında emekli olan Turan Çağlar, askerlikten ayrıldıktan sonra iş dünyasıyla ilişki kurmaya başladı. Emekliliğinin ardından Milli İstihbarat Teşkilatı ile temas kurduğu belirtilen Çağlar’ın bu ilişkisi resmi bir görevden ziyade “görüş liderliği” olarak tanımlanan bir pozisyon kapsamında gerçekleşti.

Aynı dönemde İstanbul’daki iş çevreleriyle bağlantılar kuran Çağlar, Odalar Birliği’nin Özel Sektör Enformasyon Bürosu’nda görev aldı. Daha sonra Sabancı Holding bünyesinde çalıştı ve Akbank’ta müdürlük yaptı.

Barış Manço ile Turan Çağlar arasındaki aile bağı

Turan Çağlar’ın adı yalnızca askeri ve siyasi olaylarla değil, sanat dünyasıyla kurduğu aile bağıyla da gündeme geldi. Çağlar’ın kızı Lale Çağlar, Türk müziğinin efsane isimlerinden Barış Manço ile evlendi.

Lale Çağlar’ın doğumu da dönemin gazetelerinde dikkat çekmişti. 1954 yılında Napoli’de NATO karargâhında görev yapan Yüzbaşı Turan Çağlar’ın bir kızının dünyaya geldiği ve bebeğe “NATO” adının verildiği yazılmıştı. Daha sonra bu isim Lale olarak değiştirildi.

Yıllar sonra Lale Çağlar, Barış Manço ile evlenerek sanat dünyasının tanınan isimlerinden biri haline geldi.

Turan Çağlar casusluk iddiası ve yakalanma süreci

Turan Çağlar’ın adı en çok ABD adına casusluk yaptığı iddialarıyla gündeme geldi. Milli İstihbarat Teşkilatı, 1982 yılında elde edilen bir bilgi üzerine Çağlar hakkında inceleme başlattı.

Yapılan takip sonucunda Çağlar’ın İstanbul Levent’te Amerikan Konsolosu John McGlosson ile gizli görüşmeler yaptığı tespit edildi. Görüşmeler fotoğraflarla belgelendi ve bir buluşma sırasında suçüstü yakalandı.

Yakalanma sırasında Çağlar’ın üzerinde yaklaşık 20 sayfalık belge bulunduğu belirtildi. Ayrıca evinde yapılan aramalarda Amerikalılara verdiği raporların karbon kopyalarının ele geçirildiği ifade edildi.

Soruşturma kapsamında verdiği ifadede CIA ile temaslarını anlattığı ve aldığı para miktarının yaklaşık 1 ila 1,5 milyon Türk Lirasına denk geldiğini söylediği kaydedildi.

Turan Çağlar neden öldü?

16 Mart 1983 tarihinde Milli İstihbarat Teşkilatı tarafından yakalanan Turan Çağlar’ın sorgusunu dönemin MİT yöneticilerinden Şenkal Atasagun yürüttü. Sorgu sırasında casusluk yaptığı iddialarını reddeden Çağlar, kendisini “Amerikan sempatizanıyım” sözleriyle savundu.

Tutuklu bulunduğu süreçte sağlık sorunları yaşayan Turan Çağlar, 29 Temmuz 1983 tarihinde cezaevinde enfarktüs geçirmesi sonucu hayatını kaybetti.

Yakın Türkiye tarihinin tartışmalı isimlerinden biri olarak anılan Albay Turan Çağlar’ın hayatı, askeri kariyer, darbe süreçleri ve casusluk iddialarıyla şekillenen karmaşık bir hikâye olarak kayıtlarda yer almaya devam ediyor.