Akdeniz Üniversitesi ile Antalya Büyükşehir Belediyesi'nin 20 yıldır süren iş birliği, kentteki vektörel hastalık riskini sıfıra indirdi. Uzmanlar, devasa bir coğrafyada yürütülen bu titiz çalışmanın başarısını, sahada ter döken 1700 kişilik ekibe borçlu olduklarını vurguluyor.
Antalya Büyükşehir Belediye Meclisi'nin Haziran ayı oturumunda, kentin halk sağlığını doğrudan ilgilendiren vektörel mücadele çalışmaları masaya yatırıldı. 2004 yılından bu yana Akdeniz Üniversitesi ile belediye arasında yürütülen danışmanlık protokolü kapsamında, sivrisinek ve diğer zararlılarla mücadelede gelinen nokta değerlendirildi.
Bilimsel temelli koruma kalkanı
Vektörel mücadele sürecini yöneten Prof. Dr. Hüseyin Çetin, Antalya’nın 20 milyonluk turist trafiği ve yoğun coğrafi yapısına rağmen, sorumluluk alanlarında Batı Nil ateşi, sıtma ve Kırım Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA) gibi ciddi hastalık vakalarının görülmediğini açıkladı. Çetin, bu başarının temelinde 19 ilçede rögarlardan fosseptiklere kadar uzanan geniş bir alanda yıl boyu süren bilimsel müdahalenin yattığını belirtti.
Gece ilaçlaması sadece bir detay
Kamuoyunda "ilaçlama" denince akla gelen gece uygulamalarının, mücadelenin sadece küçük bir kısmını oluşturduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Çetin, asıl etkinin larva döneminde yapılan taban mücadelesiyle sağlandığını ifade etti. Çetin, "Antalya'da 500 binden fazla fosseptik ve binlerce sulama havuzu var. Gece yapılan sokak ilaçlamalarının sivrisinek popülasyonuna katkısı yüzde 10-20 civarındadır. Asıl başarı, ekiplerimizin yaz kış demeden rögar ve kanalizasyon sistemlerinde yürüttüğü aralıksız çalışmalardır" dedi.
Doğa ve iklimle zorlu sınav
Bu yıl yaşanan yoğun yağışların taban suyu seviyelerini yükselttiğini ve bunun da sivrisinek üreme alanlarını artırdığını hatırlatan Prof. Dr. Çetin, "Sıfır sivrisinek" beklentisinin bilimsel olarak mümkün olmadığını vurguladı. Bir saksı tabağında veya ağaç kovuğunda dahi üreyebilen sivrisineklerle mücadelede vatandaşlara da büyük sorumluluk düştüğünü belirten Çetin, özellikle Asya kaplan sivrisineği gibi türlerin küçük su birikintilerinde hızla çoğaldığına dikkat çekti.
Antalya'nın 640 kilometrelik sınır bandında, 1700 kişilik profesyonel bir ekiple yürütülen bu çalışmalar, Türkiye genelinde örnek bir model olarak gösteriliyor. Prof. Dr. Çetin, şehrin havasını ve suyunu korumak için bilimsel veriler ışığında en doğru yöntemi uygulamaya devam edeceklerini sözlerine ekledi.