Yeni Birlik Gazetesi Yaşam Bakırköy'deki bir villanın kilerinde 350 kilo altın ele geçirildi

Bakırköy'deki bir villanın kilerinde 350 kilo altın ele geçirildi

İstanbul Altın Rafinerisi soruşturmasında, şirketten kaçırılan 2,3 milyar lira değerindeki 350 kilogram altın Bakırköy'de bir villanın kilerinde bulundu.

İstanbul Altın Rafinerisi'ne (İAR) yönelik yürütülen kara para aklama ve sahte ihracat soruşturmasında çok çarpıcı ayrıntılar ortaya çıktı. Hazırlanan iddianameye göre, düzenlenen operasyonun ardından şirketin deposundan gizlice kaçırılan iki milyar 330 milyon lira değerindeki 350 kilo altın, Bakırköy'deki bir villanın kilerinde ele geçirildi. 

Türkiye'nin en büyük sanayi kuruluşları arasında gösterilen şirketin tepe isimlerine yönelik Ekim 2025'te düzenlenen operasyonun yankıları sürerken, aralarında Yönetim Kurulu Başkanı Özcan Halaç ve Genel Müdür Ayşen Esen'in de bulunduğu 20 kişinin tutuklandığı soruşturmada, kamu kurumlarını dolandırmak ve kara para aklamak gibi çok ciddi suçlamalar yer alıyor.

Şirkette şoför olarak görev yapan Ersin Koç ve Zekai Çabuk'un, İAR’ın Kuyumcukent’teki deposundan 350 kilogram altını bir araca yükleyerek kaçırdığı belirlendi. Altınların, Özcan Halaç'ın eşi Zeynep Başak Halaç'ın halası Nurten Korkmaz'ın Bakırköy Florya'daki villasına götürülerek kiler bölümüne taşındığı ortaya çıktı. 

İfadeleri alınan şoförler, talimatı paravan şirketler üzerinden kimliğini hatırlamadıkları bir şahıstan aldıklarını iddia ederken, şüphelilerden Zeynep Başak Halaç söz konusu altınların halasına ait olduğunu ve eşinde emaneten durduğunu öne sürdü. Altınların bulunduğu evin sahibi Nurten Korkmaz ise mülkün vefat eden babasından kalan bir miras olduğunu iddia etti ancak savcılık, bu savunmaların suçtan kurtulmaya ve milyarlık altına el konulmasını engellemeye yönelik olduğunu değerlendirerek Korkmaz hakkında da onlarca yıl hapis cezası talep etti.

Sahte ihracat oyunuyla devlet teşviki aldılar

Suç örgütünün kurduğu vurgun sistemi de iddianamede tüm detaylarıyla paylaşıldı. Şirket çalışanları adına kurulan 24 paravan şirket üzerinden Dubai merkezli bir firmaya "Kral Suyu" adı verilen altın içerikli kimyasal sıvı ihraç edilmiş gibi gösterildiği saptandı. Toplamda 543 milyon 634 bin dolarlık sahte ihracat beyan edilerek devletten 12,5 milyon dolar haksız teşvik alındığı belirlendi. Tamamlanan soruşturma sonucunda, ev hapsinde bulunan Özcan Halaç hakkında 121 yıldan 839 yıla kadar hapis cezası istendi.

Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK) raporu, şirketin ticari faaliyetlerindeki olağanüstü nakit hareketlerini gözler önüne serdi. Şirketin mal satış tutarlarında düşüş yaşanmasına rağmen, hesaplarındaki para transferlerinde devasa artışlar saptandı. Şirketin toplam para giriş-çıkış hacminin 2023 yılında 718 milyar TL iken, 2024'te 1,7 trilyon TL'ye, 2025 yılında ise 2,3 trilyon TL seviyesine yükseldiği raporda yer aldı. Savcılık, bu devasa nakit artışının kara para aklama trafiğinin boyutunu net bir şekilde gösterdiğini kaydetti.

Altın kaçakçılığı ve kara para cezaları ağırlaştırıldı

Soruşturma dosyasına yansıyan bu milyarlık vurgun ve para trafiği, akıllara Türkiye'de suç gelirlerinin aklanmasına yönelik yasal yaptırımları getirdi. Türk Ceza Kanunu'nun (TCK) 282. maddesi kapsamında, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklayan kişiler 3 yıldan 7 yıla kadar hapis ve yirmi bin güne kadar adli para cezası ile cezalandırılıyor. Bu suçun bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi halinde ise verilecek ceza bir kat artırılarak uygulanıyor. Ayrıca Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu uyarınca, altın gibi kıymetli madenlerin yasa dışı yollarla nakledilmesi ve sahte belgelerle işlem yapılması durumunda da hapis cezalarının yanı sıra kaçak eşyanın değerinin katbekat üstünde idari ve adli para cezaları devreye giriyor.