Türkiye, 17 yaşındaki Batın Barlas Çeki’nin hayatını kaybettiği trafik kazasıyla sarsıldı. Kamuoyunda geniş yankı uyandıran olay, yalnızca acı bir kayıp olarak değil, ardından yürütülen dava süreci ve alınan kararlarla da gündemin merkezine yerleşti. Genç yaşta yaşamını yitiren Batın Barlas Çeki’nin kim olduğu, ölüm nedeni, annesi Hasret Doğan’ın açıklamaları ve davanın tartışmalı sonuçları merak konusu oldu.
Batın Barlas Çeki kimdir, kaç yaşındaydı?
Batın Barlas Çeki, 17 yaşında hayatını kaybeden bir lise öğrencisiydi. Kamuoyu onu, eski Kızılay Başkanı Kerem Kınık’ın kızı Fatıma Zehra Kınık Demir’in karıştığı ölümlü trafik kazasıyla tanıdı. Genç yaşta yaşamını yitirmesi, olayın kısa sürede ülke gündemine taşınmasına neden oldu.
Doğum yeri ve eğitim hayatına ilişkin ayrıntılar kamuoyuna sınırlı şekilde yansıdı. Ancak adı, yaşanan kazanın ardından adalet tartışmalarının simge isimlerinden biri haline geldi. Sosyal medyada ve haber platformlarında Batın Barlas Çeki’nin kim olduğu ve nasıl bir hayat sürdüğü sıkça araştırıldı.
Batın Barlas Çeki’nin ölüm nedeni nedir?
Batın Barlas Çeki’nin ölüm nedeni, karıştığı trafik kazası olarak kayıtlara geçti. İddiaya göre, Fatıma Zehra Kınık Demir’in kullandığı aracın çarpması sonucu ağır yaralanan genç, tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı.
Kazanın ardından olayın detayları ve tarafların kimliği kamuoyunda yoğun şekilde tartışıldı. Lüks araç, tanınmış aile bağları ve olayın meydana geliş biçimi, süreci sıradan bir trafik kazasının ötesine taşıdı. Özellikle sosyal medyada “adalet” vurgusu ön plana çıktı ve benzer kazalardaki yargı süreçleri yeniden gündeme geldi.
Annesi Hasret Doğan kimdir, dava sürecinde nasıl bir tutum sergiledi?
Batın Barlas Çeki’nin annesi Hasret Doğan, oğlunun ölümünün ardından verdiği hukuk mücadelesiyle dikkat çekti. Mahkeme sürecinde yaptığı açıklamalar, davanın seyrini yakından takip eden geniş bir kitle tarafından paylaşıldı.
Aralık 2025’te görülen davada sanık hakkında 2 yıl 6 ay hapis cezası verilmesi, kamuoyunda tartışmalara yol açtı. Hasret Doğan, kararın ardından yaptığı açıklamada verilen cezayı yetersiz bulduğunu ifade ederek sert tepki gösterdi. “Bir canın bedeli iki yıl mı?” sözleri, kısa sürede gündem oldu.
Ancak dava sürecinde beklenmedik bir gelişme yaşandı. 19 Şubat 2026 tarihinde İstanbul Anadolu 8. Ağır Ceza Mahkemesi’ne sunulan dilekçeyle Hasret Doğan’ın sanık hakkındaki şikayetinden ve istinaf başvurusundan vazgeçtiği öğrenildi. Dilekçede, maddi ve manevi zararının giderildiği ve herhangi bir tazminat talebinin kalmadığı belirtildi.
Bu ani karar değişikliği, davanın en tartışmalı başlıklarından biri haline geldi. Kamuoyunda milyonluk tazminat iddiaları konuşulurken, sosyal medyada farklı yorumlar yapıldı.
Davanın detayları ve tartışmalı sonuçları nelerdir?
Batın Barlas Çeki’nin ölümüyle ilgili yürütülen dava, yalnızca verilen ceza ile değil, sürecin sonunda ortaya çıkan tabloyla da gündeme damga vurdu. 2 yıl 6 ay hapis cezası kararı, birçok kişi tarafından düşük bulunurken, hukuk çevrelerinde de değerlendirmelere konu oldu.
Şikayetten vazgeçilmesi ve istinaf sürecinin geri çekilmesi, davanın fiilen kapanmasının önünü açtı. Bu gelişme, kamuoyunda “adalet yerini buldu mu?” sorusunu yeniden gündeme taşıdı. Özellikle tanınmış aile bağlarının yer aldığı dosyalarda yargı kararlarının nasıl şekillendiği tartışması büyüdü.
Olay, trafik kazalarındaki cezai yaptırımlar ve mağdur ailelerin hukuk mücadelesi açısından da örnek dosyalardan biri olarak kayıtlara geçti. Batın Barlas Çeki’nin genç yaşta hayatını kaybetmesi, toplumda derin bir üzüntü yaratırken; dava sürecindeki gelişmeler uzun süre hafızalardan silinmeyecek bir tartışma başlattı.