Türk tiyatro ve sinema oyuncusu Begüm Akkaya, başarılı kariyerinin yanı sıra yıllardır süren büyük bir belirsizlikle de anılıyor. Babası Dr. Hakan Akkaya, 2014 yılında Adriyatik Denizi’nde yaşanan Norman Atlantic feribot faciasında kayboldu. Aradan geçen 11 yıla rağmen ne bedenine ulaşıldı ne de filikanın akıbetine dair kesin bir bilgi elde edilebildi. Bu durum, “Begüm Akkaya’nın babası Hakan Akkaya kimdir, ne oldu, öldü mü, bulundu mu?” sorularını yeniden gündeme taşıdı.
Hakan Akkaya kimdir?
Dr. Hakan Akkaya, Begüm Akkaya’nın babasıdır. Mesleği tıp doktorluğu olan Akkaya, yaşamı boyunca mesleğine ve özgür ruhuna bağlı bir isim olarak tanınıyordu. 2014 yılında Yunanistan’dan İtalya’ya doğru seyahat ederken bindiği Norman Atlantic adlı feribotta çıkan yangın, onun hayatını belirsizlikle örülü bir trajediye dönüştürdü.
Norman Atlantic faciası nasıl yaşandı?
28 Aralık 2014’te Yunanistan’ın Patra Limanı’ndan İtalya’ya doğru yola çıkan Norman Atlantic feribotunda büyük bir yangın çıktı. Kısa sürede geminin birçok bölümünü saran alevler ve yoğun duman, yolcular için hayati tehlike yarattı. Olay sırasında Adriyatik Denizi’nde şiddetli fırtına ve olumsuz hava koşulları hakimdi.
Hakan Akkaya’ya ne oldu?
Yangın sırasında Dr. Hakan Akkaya, altı Yunan vatandaşıyla birlikte bir filikaya binerek gemiden ayrıldı. Ancak fırtına nedeniyle filika kontrolden çıktı ve denizde kayboldu. O günden sonra filikada bulunan yedi kişiden hiçbirine ulaşılamadı. Arama-kurtarma çalışmalarında çok sayıda yolcu kurtarılmış olsa da, Hakan Akkaya’nın bulunduğu filikaya dair somut bir iz elde edilemedi.
Hakan Akkaya bulundu mu, öldü mü?
Resmî kayıtlara göre Hakan Akkaya hâlen “kayıp” statüsünde yer alıyor. Bugüne kadar ne cenazesine ulaşıldı ne de ölümünü kesinleştiren bir delil ortaya kondu. Bu nedenle hukuki ve resmî belgelerde ölüm kararı netleşmiş değil. Ancak facianın koşulları ve geçen süre, olayın trajik bir kayıpla sonuçlandığı yönündeki kabulleri güçlendiriyor.
Begüm Akkaya’nın yıllar sonra gelen sözleri
Begüm Akkaya, uzun süre bu konuyla ilgili konuşmamayı tercih etti. Ancak katıldığı “Ne Olursan Ol Rahat Ol” programında duygularını ilk kez açıkça dile getirdi. Babasının özgürlükçü bir ruhu olduğunu vurgulayan Akkaya, başlangıçta mezarı olmamasının kendisini derinden yaraladığını, zamanla ise denizi özgürlüğün sembolü olarak görmeye başladığını anlattı. “Her denize girdiğimde, sanki ona sarılıyormuşum gibi hissediyorum” sözleri, izleyenleri derinden etkiledi.
Kayıp bir baba, kapanmayan bir dosya
Norman Atlantic faciası, yalnızca teknik ve hukuki boyutlarıyla değil, geride bıraktığı kayıp hikâyeleri ile de hafızalara kazındı. Hakan Akkaya’nın akıbeti, yıllar geçmesine rağmen aydınlatılamayan dosyalar arasında yer alıyor. Ailesi için bu durum, bir yas sürecinden çok bitmeyen bir bekleyiş anlamına geliyor.
Bugün dosya ne durumda?
Uluslararası arama-kurtarma ve soruşturma süreçleri tamamlanmış olsa da, filikanın nereye sürüklendiği ve içindekilere ne olduğu soruları yanıtsız kaldı. Bu nedenle Hakan Akkaya’nın hikâyesi, Norman Atlantic faciasının en acı ve çözülememiş başlıklarından biri olarak anılıyor.