Yeni Birlik Gazetesi Yaşam Bulutların üzerinde bir yaşam: 270 metrelik gökdelenlerde sınırları zorluyor

Bulutların üzerinde bir yaşam: 270 metrelik gökdelenlerde sınırları zorluyor

Şehrin karmaşasından uzaklaşmak için gökyüzüne yönelen Musa Öztaşçı, son altı yıldır "rooftop" olarak bilinen ekstrem tırmanış tutkusuyla dikkatleri üzerine çekiyor.

İstanbul’un devasa silüetini bir oyun alanına çeviren 28 yaşındaki Musa Öztaşçı, hiçbir güvenlik ekipmanı olmadan tırmandığı gökdelenlerin zirvesinde hayata meydan okuyor.

Şehrin karmaşasından uzaklaşmak için gökyüzüne yönelen Musa Öztaşçı, son altı yıldır "rooftop" olarak bilinen ekstrem tırmanış tutkusuyla dikkatleri üzerine çekiyor. İstanbul’un en yüksek noktalarında, yüzlerce metre boşluğun üzerinde gerçekleştirdiği hareketlerle sosyal medyada geniş bir kitleye ulaşan Öztaşçı, bu tehlikeli hobisini bir yaşam felsefesi olarak tanımlıyor.

Fiziksel ve Zihinsel Bir Sınav

Yüksek yapılara tırmanmanın sadece bir cesaret gösterisi olmadığını vurgulayan Öztaşçı, bu işin ciddi bir disiplin gerektirdiğini belirtiyor. Çatıların sadece birer tırmanış noktası değil, aynı zamanda antrenman sahası olduğunu ifade eden genç sporcu, yüksek irtifada barfiks, şınav ve denge çalışmaları yaparak hem fiziksel dayanıklılığını koruyor hem de zihinsel odaklanma becerisini geliştiriyor.

Risk Analizi ve Güvenlik Sınırları

Tırmanış rotalarını belirlerken yapıların teknik özelliklerini göz önünde bulundurduğunu anlatan Öztaşçı, özellikle halatlı taşıyıcı sistemlere sahip telsiz kuleleri gibi yapıların büyük risk taşıdığını söylüyor. Zirvede yaşanan sarsıntıların hayati tehlike arz ettiğini belirten Öztaşçı, bu nedenle daha stabil olan gökdelenleri tercih ettiğini ifade ediyor. Beylikdüzü ve Maslak hattındaki 270 metreye varan binaların, bugüne kadar tırmandığı en yüksek yapılar olduğunu dile getiriyor.

Tutkuya Giden Yolun Zorlukları

Bu tür tırmanışlar için resmi bir izin mekanizmasının bulunmaması, Öztaşçı ve arkadaşları için süreci daha da zorlu kılıyor. Çatı erişimlerini kendi yöntemleriyle sağladıklarını belirten Öztaşçı, çevresinden gelen tepkilerin oldukça değişken olduğunu ancak eleştirilere saygı duyduğunu söylüyor. "Hayatı dolu dolu yaşamayı seviyorum" diyen Öztaşçı, sınırlarını keşfetmenin ve yükseklerdeki o özgürlük hissinin, karşılaştığı tüm zorluklara değdiğine inanıyor.