Uzmanlar, 1971 depreminin yıl dönümünde Burdur’un yapı stokunu mercek altına aldı. Doç. Dr. Hakan Ulutaş, eski binaların yanı sıra yeni yapılardaki bazı mimari tercihlerin de büyük risk barındırdığını belirterek acil dönüşüm çağrısı yaptı.
Burdur Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi tarafından düzenlenen "Bilim Kafe" etkinlikleri kapsamında, kentin deprem direnci masaya yatırıldı. 12 Mayıs 1971 tarihinde yaşanan büyük yıkımın yıl dönümünde AFAD İl Müdürlüğü’nde bir araya gelen uzmanlar, şehirdeki yapılaşma hatalarını bilimsel verilerle ortaya koydu.
Eski yapılarda yapısal kusurlar öne çıkıyor
Toplantıda konuşan İnşaat Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Hakan Ulutaş, özellikle milenyum öncesi inşa edilen binaların mevcut durumunun endişe verici olduğunu vurguladı. Ulutaş, bu yapılarda malzeme kalitesinin düşüklüğü ve denetim eksikliklerinin yanı sıra, mühendislik açısından hatalı tasarımların bulunduğunu belirtti. "Güçlü kiriş-zayıf kolon" dengesizliğinin deprem anında binaları savunmasız bıraktığını ifade eden Ulutaş, bitişik nizamdaki binaların kat seviyelerindeki uyumsuzlukların ise "çekiçleme etkisi" yaratarak yıkımı tetikleyebileceği uyarısında bulundu.
Modern binalar da tam koruma sağlamıyor
Sadece eski binaların değil, yeni yapıların da kusursuz olmadığını dile getiren Doç. Dr. Ulutaş, inşaat sektöründeki bazı yaygın uygulamalara dikkat çekti. Özellikle ağır çıkmaların ve asmolen döşeme sistemlerinin deprem güvenliği açısından riskli olabileceğine değinen uzman isim, mühendislik ilkelerinden taviz verilmemesi gerektiğini hatırlattı.
Burdur ve çevre ilçelerden gelen mimar ve mühendislerin yoğun ilgi gösterdiği program, kentsel yenilenme süreçlerinin hızlandırılması ve mevcut yapıların güçlendirilmesinin hayati bir zorunluluk olduğu mesajıyla noktalandı.