1915 Çanakkale Köprüsü, yalnızca iki kıtayı birbirine bağlayan dev bir ulaşım projesi değil; aynı zamanda tarihsel hafızayı yaşatan sembolik bir yapı olarak dikkat çekiyor. Özellikle Çanakkale Köprüsü’nün çelik kuleleri üstündeki dört figür hangisini temsil etmektedir sorusu, son dönemde “Beyaz’la Joker sorusu” olarak yeniden gündeme geldi. Köprünün tepesindeki dev yapılar, mimari detayın ötesinde güçlü bir tarihsel mesaj taşıyor. Peki bu figürlerin arkasındaki anlam ne?
Çanakkale Köprüsü’nün çelik kuleleri üstündeki dört figür hangisini temsil etmektedir sorusunun yanıtı
1915 Çanakkale Köprüsü’nün 318 metre yüksekliğindeki çelik kulelerinin en üst noktasında yer alan dört büyük figür, Çanakkale Savaşı’nın simge isimlerinden Seyit Onbaşı’nın sırtlayarak namluya sürdüğü top mermilerini temsil ediyor. Her biri yaklaşık 16 metre yüksekliğinde ve 75 ton ağırlığında olan bu dev yapılar, köprünün en dikkat çeken unsurları arasında yer alıyor.
Köprünün siluetine damga vuran bu mermi figürleri, savaşın seyrini değiştiren fedakârlığı simgesel olarak yaşatıyor. 18 Mart 1915’te, Ocean zırhlısının vurulmasında kritik rol oynayan Seyit Onbaşı’nın insanüstü çabası, bu mimari detayla adeta ölümsüzleştiriliyor.
Beyaz’la Joker sorusu ile gündeme gelen Seyit Onbaşı’nın top mermileri detayı
Televizyon ekranlarında “Beyaz’la Joker sorusu” olarak yöneltilen Çanakkale Köprüsü’nün çelik kuleleri üstündeki dört figür hangisini temsil etmektedir sorusu, izleyiciler arasında büyük merak uyandırdı. Doğru yanıt ise doğrudan tarihe uzanıyor: Seyit Onbaşı’nın taşıdığı top mermileri.
Bu soru sayesinde köprünün sadece mühendislik yönü değil, taşıdığı sembolik anlam da yeniden hatırlandı. Figürlerin yerleştirilmesi, açılıştan kısa süre sonra tamamlandı ve o günden bu yana köprünün kimliğinin ayrılmaz bir parçası haline geldi.
1915 Çanakkale Köprüsü’nün 318 metre yüksekliği ve 2023 metre orta açıklığı neyi simgeliyor?
1915 Çanakkale Köprüsü’nün sembolik yönü yalnızca çelik kulelerin tepesindeki dört figürle sınırlı değil. Köprünün 318 metreye ulaşan kule yüksekliği, 18 Mart tarihine gönderme yapıyor. 3. ayın 18’i olarak bilinen bu tarih, Çanakkale Deniz Zaferi’nin kazanıldığı günü simgeliyor.
Ayrıca köprünün iki kule arasındaki 2023 metrelik orta açıklığı, Cumhuriyet’in 100. yılına ithaf edildi. Bu teknik detay, projeyi sadece bir ulaşım yatırımı olmaktan çıkarıp tarihsel bir anıt kimliğine büründürüyor.
Kulelerin kırmızı ve beyaz renklere boyanması da Türk bayrağına açık bir gönderme niteliği taşıyor. Böylece yapı, hem görsel hem de simgesel anlamda milli ruhu yansıtıyor.
Çanakkale Köprüsü’nün çelik kuleleri üstündeki dört figür neden bu kadar önemli?
Çanakkale Köprüsü’nün çelik kuleleri üstündeki dört figür hangisini temsil etmektedir sorusu, aslında yapının ruhunu anlamak açısından kritik öneme sahip. Çünkü bu figürler, sıradan bir süsleme unsuru değil; bir milletin direniş hafızasını temsil ediyor.
Seyit Onbaşı’nın savaş sırasında 215 kiloluk mermiyi sırtlayarak topa yerleştirmesi, imkânsız denilen bir anın sembolü olarak hafızalara kazındı. Köprünün tepesine yerleştirilen dev mermi figürleri, bu tarihi anı somut bir yapıya dönüştürüyor.
Mühendislik açısından bakıldığında da bu figürler oldukça dikkat çekici. Yaklaşık 75 ton ağırlığındaki her bir mermi formu, rüzgâr yükü ve statik denge hesapları gözetilerek tasarlandı. Yani sembolik anlam kadar teknik başarı da ön planda.
1915 Çanakkale Köprüsü mimarisinde tarih ve mühendislik nasıl birleşti?
1915 Çanakkale Köprüsü, planlama aşamasından itibaren tarihsel referanslar üzerine inşa edildi. 318 metre kule yüksekliği, 2023 metre orta açıklık ve çelik kulelerin tepesindeki Seyit Onbaşı’nın top mermilerini temsil eden dört figür, bu yaklaşımın en somut örnekleri arasında.
Bu yönüyle köprü, yalnızca Asya ile Avrupa’yı birbirine bağlamıyor; geçmiş ile geleceği de bir araya getiriyor. Çanakkale Savaşı’nın hatırası, modern mühendisliğin imkânlarıyla bütünleşerek kalıcı bir simgeye dönüştürülüyor.
Sonuç olarak, Çanakkale Köprüsü’nün çelik kuleleri üstündeki dört figür hangisini temsil etmektedir sorusunun cevabı nettir: Seyit Onbaşı’nın sırtında taşıdığı top mermileri. Bu figürler, 1915 ruhunun ve fedakârlığın çelikten bir yansıması olarak gökyüzüne uzanmaya devam ediyor.