Mersin Büyükşehir Belediyesi, Türkiye’nin aydınlanma tarihinde eşsiz bir yere sahip olan Köy Enstitüleri’nin kuruluşunun 85. yıl dönümünü özel bir etkinlikle taçlandırdı. Tarsus’ta düzenlenen buluşmada, enstitülerin toplumsal kalkınmadaki kritik rolü belgesel ve söyleşilerle masaya yatırıldı.
Gazetebirlik - Yaşam
Mersin Büyükşehir Belediyesi Kültür, Sanat ve Sosyal İşler Dairesi Başkanlığı bünyesinde faaliyet gösteren Tarsus’a Değer Katanlar Kurulu (TADEKA), Türk eğitim tarihinin en önemli atılımlarından biri olan Köy Enstitüleri’ni unutulmaz bir programla andı. "85. Yılında Köy Enstitüleri ve Düziçi Köy Enstitüsü" başlığıyla düzenlenen etkinlik, eğitimde fırsat eşitliği ve üretkenlik vurgusuyla dikkat çekti.
Eğitim seferberliğinin mimarları anıldı
TADEKA Edebiyat Kurulu Sözcüsü Remzi Karabulut’un açılış konuşmasıyla başlayan programda, katılımcılara duygusal anlar yaşatan bir belgesel sunuldu. Çukurova Üniversitesi Radyo-Televizyon Bölümü mezunu Umut Çınkır’ın, Osmaniye Düziçi Köy Enstitüsü’ndeki restorasyon ve düzenleme çalışmalarını konu alan mezuniyet projesi, izleyicilerden büyük beğeni topladı.
Programın ana konuşmacısı olan Çukurova Üniversitesi Radyo Televizyon Anabilim Dalı Bölüm Başkanı Prof. Dr. Muzaffer Sümbül, Köy Enstitüleri’nin sadece bir okul değil, kapsamlı bir eğitim seferberliği olduğunu ifade etti. Prof. Sümbül, slaytlar eşliğinde yaptığı sunumda, bu kurumların köy çocuklarını sadece okuryazar kılmakla kalmayıp; tarım, sanat ve edebiyat gibi hayatın her alanında donanımlı bireyler olarak yetiştirdiğinin altını çizdi.
Mimari ve felsefi bir miras
Etkinlikte söz alan Prof. Dr. Muzaffer Sümbül, Köy Enstitüleri’nin eşsiz bir proje olduğunu belirterek, "Bu kurumlar, mimarlık öğrencilerinin bakış açısıyla yeniden ele alındığında, yapısal olarak ne kadar kıymetli oldukları daha net anlaşılıyor. Bugün burada, öğrencimin projesiyle bu tarihi mirası yeniden hatırlamak benim için büyük bir gurur kaynağı" dedi.
Belgeselin yönetmeni Umut Çınkır ise çekim sürecinin kendisi için bir keşif yolculuğu olduğunu belirtti. Çınkır, "Belgeseli hazırlarken enstitü mezunlarıyla tanışma fırsatı buldum. Onların anlattıkları ve o tarihi yapıların dokusu, Köy Enstitüleri felsefesini kavramamı sağladı. Nitelikli eğitimin toplumsal gelişim için neden vazgeçilmez olduğunu bu süreçte çok daha iyi anladım" ifadelerini kullandı.
Tarsus’ta gerçekleştirilen bu anlamlı buluşma, Köy Enstitüleri’nin sadece geçmişte kalmış bir kurum değil, günümüz eğitim sistemine de ışık tutan bir vizyon olduğunu bir kez daha kanıtladı.