Genç neslin şehre göçüyle ıssızlaşan Beşparmak Dağları’nda, ata mesleğini ayakta tutma mücadelesi veren Rukiye Kocabıyık, bölgenin yaşayan son temsilcisi olarak zorlu doğa koşullarına meydan okuyor.
Aydın ile Muğla sınır hattında uzanan ve antik dönemde Latmos olarak bilinen Beşparmak Dağları, uzun yıllar boyunca sürülerin yarattığı canlılıkla anılıyordu. Ancak günümüzde bu coğrafya, tarım ve hayvancılığa olan ilginin azalmasıyla birlikte derin bir sessizliğe büründü. Bölgede hayvancılık yapanların sayısı bir elin parmaklarını geçmeyecek kadar azalırken, bu zorlu mesleği sürdürenlerin başında ise 60 yaşına merdiven dayayan Rukiye Kocabıyık geliyor.
Zirvelerde azalan genç nüfus
Çine Develiler Mahallesi’nde yaşayan Kocabıyık, çobanlığın fiziksel olarak oldukça yıpratıcı bir uğraş olduğunu ve gençlerin bu işe yönelmemesi nedeniyle sürüsünü her geçen yıl küçültmek zorunda kaldığını ifade ediyor. Dağların artık eski bereketli günlerinden uzak olduğunu belirten Kocabıyık, "Eskiden bu yamaçlar sürülere dar gelirdi, şimdi ise neredeyse kimse kalmadı. Dizlerimin dermanı azalsa da bu ata mirasını terk etmemek için direniyorum ancak keçi peşinde koşmak artık gençlerin bile tercih etmediği bir iş haline geldi" sözleriyle sektördeki acı tabloyu özetliyor.
Sektörde yaş ortalaması yükseliyor
Tarım ve hayvancılık alanında yapılan güncel saha araştırmaları da Kocabıyık’ın yaşadığı bu durumu rakamlarla doğruluyor. Türkiye genelinde küçükbaş hayvancılıkla uğraşan üreticilerin yaş ortalamasının 55 ile 58 bandında seyretmesi, sektördeki kuşak aktarımının durma noktasına geldiğini kanıtlıyor. Köyden kente göç dalgası, kırsal yaşamın en temel taşlarından biri olan çobanlık mesleğini de emeklilik yaşına yaklaştırmış durumda. Beşparmak Dağları’nın yamaçlarında yankılanan çan sesleri, şimdilik Rukiye Kocabıyık’ın azmiyle devam etse de, bölgede yeni bir çoban kuşağının yetişmemesi endişeleri artırıyor.