Gazze’ye insani yardım götürmek için yola çıkan Küresel Sumud Filosu’nda yer alan Özkan Özer, uluslararası sularda İsrail güçlerinin müdahalesiyle başlayan ve dört gün süren esaretin detaylarını paylaştı. Türkiye’nin diplomatik hamleleriyle özgürlüğüne kavuşan Özer, yaşadığı fiziksel ve psikolojik şiddeti "insanlık onuruna aykırı bir zulüm" olarak tanımladı.
Filistin’deki insani krize sessiz kalmamak adına Küresel Sumud Filosu’na katılan Sakaryalı Özkan Özer, 18 Mayıs’ta İsrail donanmasının uluslararası sularda gerçekleştirdiği baskınla hayatının en zorlu günlerini yaşadı. Filo katılımcılarının teknelerinden zorla indirilerek bir "hapishane gemisine" nakledildiğini belirten Özer, bu süreçte temel ihtiyaçlardan mahrum bırakıldıklarını ve sistematik bir darp sürecine maruz kaldıklarını ifade etti.
Dört gün süren esaret ve işkence
Yaşananları "kötülük" olarak nitelendiren Özer, İsrail güçlerinin uyguladığı şiddetin sadece fiziksel değil, aynı zamanda ağır bir psikolojik baskı içerdiğini vurguladı. Aşdod Limanı’na getirilen 400’den fazla aktivistle birlikte önce hapishane gemisinde, ardından gözaltı merkezinde tutulan Özer, yaşadıklarını şu sözlerle özetledi: "Biz sadece dört gün bu zulmü tattık ancak Filistinliler ve dünyanın farklı yerlerindeki mazlumlar yıllardır bu hukuksuzluğa maruz kalıyor. Bir insanın dahi böyle bir muamele görmesi, tüm dünyanın harekete geçmesi için yeterli bir sebeptir."
Gökyüzünde gelen kurtuluş ve Türk bayrağı
Esaretin ardından Türk Hava Yolları’na ait uçakları askeri havalimanında gördüğü anı "hayatımın en gururlu anı" olarak tanımlayan Özer, o anki duygularını şöyle dile getirdi: "İsrail savaş uçaklarının arasında Türk bayrağını görmek, vatanın ve özgürlüğün ne kadar kıymetli olduğunu bir kez daha hatırlattı. Uçaktaki diğer ülke vatandaşları, gördükleri insani muamele karşısında şaşkınlıklarını gizleyemedi. Hep bir ağızdan 'Özgür Filistin' ve 'Teşekkürler Türkiye' sloganları atıldı. Bu milletin bir evladı olmaktan bir kez daha gurur duydum."