Antalya’nın Kaş ilçesinde yaşanan tapu sorgulama skandalı, kamuoyunun gündemine oturdu. Adalet Bakanı Akın Gürlek’e ait tapu kayıtlarının izinsiz şekilde sorgulandığı iddiası üzerine başlatılan soruşturma, dikkat çeken detayları beraberinde getirdi. Olayın merkezindeki isim Diyar Akdağ’ın ifadesi ise sürecin seyrini değiştirdi. Gelişmeler, hem hukuki boyutuyla hem de sosyal medya bağlantılarıyla yakından takip ediliyor.
Diyar Akdağ kimdir ve hayatı hakkında bilgiler
Antalya’nın Kaş ilçesinde Tapu Müdürlüğü’nde görev yapan Diyar Akdağ, kamu görevlisi olarak teknik işlemlerden sorumlu bir tapu teknikeridir. Mesleki görev kapsamında taşınmaz kayıtlarına erişim yetkisine sahip olan Akdağ’ın, bu yetkiyi hangi koşullarda kullandığı soruşturmanın temelini oluşturuyor.
Akdağ’ın ifadesine göre, sosyal medya üzerinden tanıştığı ve “Ayşegül” ismiyle bildiği bir kişinin yönlendirmesiyle hareket etti. Bu kişiyle kurduğu iletişimin zamanla güvene dönüştüğünü belirten Akdağ, yapılan işlemin hukuki sonuçlarını o anda fark etmediğini dile getirdi.
Akın Gürlek tapu kayıtları sorgulama olayı nedir
Soruşturmanın merkezinde yer alan olay, Adalet Bakanı Akın Gürlek’e ait dört ayrı tapu kaydının sistem üzerinden sorgulanmasıyla başladı. Bu sorgulamanın, resmi bir işlem kapsamında değil, üçüncü bir kişinin talebi doğrultusunda yapıldığı iddia edildi.
Akdağ, sorgulama sonucunda elde ettiği bilgileri mesaj yoluyla ilgili kişiye ilettiğini kabul etti. Bu durum, “kişisel verilerin hukuka aykırı paylaşımı” kapsamında değerlendiriliyor. Yetkililer, olayın sadece bireysel bir hata mı yoksa organize bir girişim mi olduğunu belirlemek için kapsamlı inceleme başlattı.
Diyar Akdağ gözaltında mı, neden gözaltına alındı
Kaş Cumhuriyet Başsavcılığı’nın talimatıyla yürütülen soruşturma kapsamında Diyar Akdağ gözaltına alındı. Aynı süreçte görevinden de açığa alınan Akdağ, ifadesinde suç kastı olmadığını vurguladı.
“Böyle bir suça bilerek karışmadım” diyen Akdağ, kendisinin yönlendirildiğini ve kandırıldığını sonradan fark ettiğini belirtti. Ayrıca etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanmak istediğini ifade etti. Bu açıklama, soruşturmanın hukuki boyutunda önemli bir gelişme olarak değerlendiriliyor.
Soruşturma genişletiliyor: sosyal medya bağlantıları mercek altında
Yetkililer, olayın tek başına gerçekleşmediği ihtimali üzerinde duruyor. Diyar Akdağ’ın iletişim kurduğu kişiler, özellikle “Ayşegül” olarak bilinen şahıs hakkında detaylı inceleme yürütülüyor.
İddialara göre bu kişi, daha önce kişisel verileri hukuka aykırı şekilde ele geçirme suçundan sabıkalı. Ayrıca bazı siyasi çevrelerle temas kurduğu öne sürülüyor. Bu bağlantılar, soruşturmanın kapsamını genişleten unsurlar arasında yer alıyor.
Akdağ’ın ailesi ve yakın çevresiyle ilgili iddialar da dosyada değerlendirilen başlıklar arasında bulunuyor. Yetkililer, olayın tüm yönleriyle aydınlatılması için çalışmaların sürdüğünü açıkladı.
Diyar Akdağ’dan dikkat çeken savunma
İfadesinde dikkat çeken bir diğer nokta ise Akdağ’ın Adalet Bakanı Akın Gürlek’e yönelik iddialarla ilgili yaklaşımı oldu. Akdağ, “Adalet Bakanımıza yönelik kumpas ve iftira içerisinde bilinçli şekilde bulunmadım” diyerek, olayın arka planında yer alan olası manipülasyonlara işaret etti.
Bu açıklama, soruşturmanın sadece veri ihlali değil, aynı zamanda daha geniş çaplı bir planın parçası olabileceği ihtimalini gündeme getirdi.