Türkiye’de eğitim sistemindeki değişimler ve ara eleman krizi, çalışma hayatındaki dengeleri kökten değiştirdi. Masa başı iş hayali kuran beyaz yakalılar yerini, kazancıyla dudak uçuklatan mavi yakalı ustalara bıraktı.
İş dünyasında kartlar yeniden dağıtılıyor. Zorunlu eğitim süresinin uzamasıyla birlikte üniversite mezunu sayısı hızla artarken, sahada çalışacak usta bulmak imkansız hale geldi. Bu durum, yıllarca dirsek çürüten mühendislerin asgari ücretle iş aradığı, el becerisi olan gençlerin ise kazançlarıyla onları geride bıraktığı yeni bir dönemi başlattı.
Genç ustanın başarısı örnek oluyor
Aydın’ın Köşk ilçesinde yaşayan 19 yaşındaki Ahmet Çifçi, bu değişimin en somut örneklerinden biri. Henüz 15 yaşındayken babasının yanında inşaat ustalığına başlayan Çifçi, bugün akranlarının aksine iş arama derdi yaşamıyor. Günlük 3 bin ile 4 bin lira arasında yevmiye kazandığını belirten genç usta, çevresindeki üniversite mezunlarının marketlerde veya kafelerde asgari ücretle çalışmak zorunda kalmasını ibretle izlediğini ifade ediyor.
Diplomadan çok mesleki beceri kazandırıyor
Çifçi, eğitim sisteminin gençleri masa başı işlere yönlendirmesinin bir hata olduğunu savunuyor. Üniversite sınavlarına hazırlanan arkadaşlarının yıllarını harcadığını belirten Çifçi, "Ben 15 yaşımdan beri kendi paramı kazanıyorum. Bugün bir usta, götürü işlerle ayda 150 bin lirayı rahatlıkla cebine koyabiliyor. Eskiden kararıma karşı çıkan arkadaşlarım, bugün geldiğim noktayı görünce haklı olduğumu kabul ediyor" diyerek gençlere meslek edinmeleri çağrısında bulunuyor.
Ekonomik şartların zorlayıcı olduğu günümüzde, meslek sahibi olmanın bir altın bilezikten öte, doğrudan geçim kapısı haline geldiğini vurgulayan Çifçi, diploma sahibi olmanın artık tek başına bir başarı kriteri sayılmadığına dikkat çekiyor. Çalışma hayatındaki bu dönüşüm, önümüzdeki yıllarda "okumuş işsizler" ile "aranan ustalar" arasındaki makasın daha da açılacağını gösteriyor.