Ege Üniversitesi öncülüğünde bir araya gelen gönüllü gençler ve akademisyenler, kritik öneme sahip Homa Dalyanı’nda gerçekleştirdikleri operasyonla kıyı şeridini plastik atıklardan arındırarak ekosistemi yeniden nefes aldırır hale getirdi.
İzmir’in ekolojik hazinesi Gediz Deltası içerisinde yer alan Homa Dalyanı, son dönemde hem erozyon hem de kirlilik tehdidiyle karşı karşıya kalmıştı. Bölgenin doğal yapısını korumak ve biyolojik çeşitliliğin devamlılığını sağlamak amacıyla harekete geçen Ege Üniversitesi Fen Fakültesi, kapsamlı bir restorasyon ve temizlik projesini hayata geçirdi. Doç. Dr. Ortaç Onmuş’un bilimsel koordinasyonunda yürütülen çalışmalar, bölgedeki habitatın korunması adına stratejik bir hamle olarak değerlendiriliyor.
Erozyonla Mücadelede Bilimsel Dokunuş
Doç. Dr. Ortaç Onmuş, Homa Dalyanı kıyı kordonunun; yükselen deniz seviyeleri, şiddetli fırtınalar ve barajlar nedeniyle kesilen sediment akışı yüzünden ciddi bir erozyon süreci yaşadığına dikkat çekti. Bu olumsuz gidişata dur demek için başlatılan seddeleme ve kıyı koruma çalışmaları, bölgenin fiziksel yapısını güçlendirmeyi hedefliyor. Restorasyon sürecinin en önemli ayaklarından biri olan kıyı temizliği ise, ekosistemin üzerindeki baskıyı hafifletmek adına büyük bir titizlikle yürütüldü.
3 Kilometrelik Kıyı Şeridi Tertemiz Oldu
Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü’nün izniyle düzenlenen operasyona, Ege Üniversitesi Fen Fakültesi’nden 50 gönüllü öğrenci katıldı. Yaklaşık 3 kilometrelik bir alanda yürütülen hummalı çalışma neticesinde, büyük bir kısmı plastiklerden oluşan 2 ton katı atık toplandı. Özellikle su kuşlarının üreme ve beslenme alanı olan tuzcul bitki örtüsü ve azmak sistemleri, temizlik operasyonuyla birlikte çok daha güvenli bir yaşam alanına dönüştürüldü.
Geleceğe Umut Veren İş Birliği Modeli
Homa Dalyanı’ndaki bu çevre hareketi, sadece bir temizlik faaliyeti olmanın ötesinde, kurumsal iş birliğinin en güzel örneklerinden birini oluşturdu. Aliağa Tarımsal Kalkınma Kooperatifi ve İzmir Büyükşehir Belediyesi EGE ŞEHİR A.Ş.’nin sağladığı lojistik ve maddi destekler, projenin başarısını perçinledi. Akademik bilginin gençlerin enerjisiyle birleştiği bu model, iklim değişikliğine uyum ve sürdürülebilir doğa yönetimi konusunda Türkiye’nin diğer sulak alanları için de örnek teşkil ediyor.