İzmir ve çevresi için hazırladığı 160 yıllık projeksiyonla dikkat çeken Doç. Dr. Jafar Safari, kuraklık üzerine kaleme aldığı yeni eseriyle akademik dünyada küresel bir rehberlik üstleniyor.
Yaşar Üniversitesi İnşaat Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Jafar Safari, bölgesel ölçekte elde ettiği bilimsel başarıyı dünya literatürüne taşıdı. Daha önce Ege Bölgesi’nin 1940-2100 yılları arasındaki kuraklık risklerini analiz eden kapsamlı çalışmasıyla tanınan Safari, şimdi de Bursa Teknik Üniversitesi’nden Doç. Dr. Babak Vaheddoost ile birlikte editörlüğünü üstlendiği "Kuraklık Dinamikleri: Değişen İklime Karşı Modelleme ve Değerlendirme" adlı kitabı yayımladı. Dünyanın en prestijli akademik yayınevlerinden Elsevier tarafından basılan eser, iklim değişikliğiyle mücadele eden araştırmacılar için temel bir başvuru kaynağı olma iddiasını taşıyor.
Yerel veriden küresel vizyona uzanan yolculuk
Doç. Dr. Safari, geçmişte gerçekleştirdiği 160 yıllık kuraklık haritası çalışmasıyla bölgenin gelecekte daha şiddetli su krizleriyle karşılaşabileceği konusunda kritik uyarılarda bulunmuştu. Bu tecrübesini küresel bir boyuta taşıyan Safari, yeni kitabında sadece meteorolojik verileri değil, kuraklığın toplumlar üzerindeki çok katmanlı etkilerini de mercek altına alıyor. Eser, iklim krizinin sadece çevresel bir felaket değil, aynı zamanda ekonomik ve sosyal bir yıkım süreci olduğunu bilimsel verilerle ortaya koyuyor.
Yapay zekanın kuraklıkla sınavı
Kitabın en dikkat çekici bölümlerinden birini, modern teknolojilerin kuraklık yönetimindeki rolü oluşturuyor. Safari, risklerin önceden tahmin edilmesinde yapay zekâ, makine öğrenmesi ve ileri veri analizi yöntemlerinin hayati bir öneme sahip olduğunu vurguluyor. Coğrafi Bilgi Sistemleri (GIS) ve gelişmiş modelleme tekniklerinin, kuraklık risklerinin azaltılmasında nasıl birer kalkan görevi görebileceği kitapta detaylı vaka analizleriyle anlatılıyor.
Sürdürülebilirlik için toplumsal direnç şart
Teknik çözümlerin tek başına yeterli olmayacağını savunan Doç. Dr. Safari, kitabında toplumsal direnç kavramının altını çiziyor. Kuraklıkla mücadelenin ancak sürdürülebilir su yönetimi, doğru planlama ve bilinçli bir toplum yapısıyla mümkün olabileceğini belirten Safari, eserinin hem akademik çevreler hem de politika yapıcılar için stratejik bir yol haritası sunacağını ifade ediyor. Farklı ülkelerden derlenen örneklerle zenginleştirilen kitap, iklim değişikliğine karşı geliştirilen direnç mekanizmalarını küresel bir perspektifte birleştiriyor.