Sosyal medyanın yarattığı psikolojik baskı ve dijital dünyanın olumsuz etkilerinden kaçan gençler, kurtuluşu piyano, gitar ve keman gibi enstrümanlarda buluyor. Sanatla tanışan öğrenciler, hem kötü alışkanlıklardan uzaklaşıyor hem de akademik başarılarının yanında sanatsal zekalarını geliştiriyor.
Dijitalleşen dünyada çocukların ve gençlerin maruz kaldığı şiddet içerikli paylaşımlar, yanlış rol modeller ve suça özendirici dijital ortamlar, ebeveynleri ve gençleri yeni arayışlara itiyor. Sosyal medyanın yarattığı bu olumsuz atmosferden sıyrılmak isteyen gençler, vakitlerini ekran başında geçirmek yerine sanatın iyileştirici gücüne sığınıyor.
Sanatla gelen özgüven ve sosyal çevre
Sivas Sanat Konağı’nda piyano eğitmenliği yapan Gencay Kiriş, sanatın gençler üzerindeki dönüştürücü etkisine dikkat çekiyor. Sadece akademik başarıya odaklanmadıklarını belirten Kiriş, çocukların sanatsal zekalarını geliştirmeyi ve onları dijital dünyanın esaretinden kurtarmayı hedeflediklerini ifade ediyor. Kiriş, "Çocuklar burada gördükleri huzurlu ortamı arkadaşlarına da taşıyarak onları sanata teşvik ediyorlar. Böylece birbirlerini olumlu yönde etkileyen, topluma örnek bireyler yetişiyor" değerlendirmesinde bulunuyor.
Zihinsel rahatlama ve ekran süresinde düşüş
Sanatla uğraşan gençler, bu hobilerin sadece birer uğraş olmadığını, aynı zamanda zihinsel bir gelişim aracı olduğunu vurguluyor. Gitar çalan Zehra Atımdar, müzikle ilgilenmenin beyni daha aktif kıldığını ve kötü alışkanlıklardan koruduğunu belirtirken, keman eğitimi alan Zeynep Gülez ise bu sürecin sınav stresini azalttığını ve telefon ekran süresini ciddi oranda düşürdüğünü dile getiriyor.
Küçük yaşlardan itibaren spor, sanat ve kültürel faaliyetlere yönlendirilen gençlerin, özgüven kazanma ve suça sürüklenme riskinden uzaklaşma konusunda çok daha avantajlı olduğu gözlemleniyor. Sanatın birleştirici gücü, gençlerin hem bireysel hem de sosyal gelişimlerine önemli katkılar sağlıyor.