Yeni Birlik Gazetesi Yaşam Enkazdan umuda uzanan eller: Adıyamanlı kadınlar geleneksel sanatları küllerinden doğuruyor

Enkazdan umuda uzanan eller: Adıyamanlı kadınlar geleneksel sanatları küllerinden doğuruyor

Adıyaman, 6 Şubat depremlerinin açtığı derin yaraları sanatla sarmaya çalışıyor. Bölgedeki üretimi canlandırmak ve depremzede kadınlara yeni bir kapı açmak amacıyla hayata geçirilen Geleneksel El Sanatlarının Yeniden Canlandırılması Merkezi, şehrin kültürel hafızasını yeniden gün yüzüne çıkarıyor.

Depremin yıktığı hayallerini el emeği göz nuru eserlerle yeniden inşa eden kadınlar, kurulan özel merkez sayesinde hem mesleklerini sürdürüyor hem de unutulmaya yüz tutmuş kültürel mirasımızı yaşatıyor.

Adıyaman, 6 Şubat depremlerinin açtığı derin yaraları sanatla sarmaya çalışıyor. Bölgedeki üretimi canlandırmak ve depremzede kadınlara yeni bir kapı açmak amacıyla hayata geçirilen Geleneksel El Sanatlarının Yeniden Canlandırılması Merkezi, şehrin kültürel hafızasını yeniden gün yüzüne çıkarıyor. Adıyaman Esnaf ve Sanatkarları Odaları Birliği öncülüğünde, UNDP, Fransa Hükümeti ve TESK desteğiyle kurulan 2 bin 560 metrekarelik bu özel alan, bugün onlarca kadının yeni çalışma adresi oldu.

Kültürel mirasa yeni bir soluk

Yeni Mahalle’de hizmete giren merkezde; bakır işlemeciliğinden ahşap oymacılığına, Nemrut heykellerinden yöresel kıyafetli Besi Bebeklere kadar pek çok farklı alanda üretim yapılıyor. Adıyaman Esnaf ve Sanatkarlar Odalar Birliği Başkanı Ziya Duranay, projenin temel amacının hem işini kaybeden kadınlara istihdam sağlamak hem de bölgenin kaybolmaya yüz tutmuş zengin kültürünü gelecek nesillere aktarmak olduğunu vurguladı.

Enkaz altından çıkan başarı hikayeleri

Depremde evini ve tüm üretim malzemelerini kaybeden Bakır İşlemeciliği Ustası Pınar Çelik, yaşadığı zorlu süreci şu sözlerle anlattı: "Deprem öncesinde evimde kendi küçük atölyemde üretim yapıyordum ancak her şeyim enkaz altında kaldı. Şimdi bu merkez sayesinde mesleğimi yeniden icra etme şansı buldum. Burası bize sadece bir iş yeri değil, aynı zamanda bir dayanışma alanı oldu."

Geçmiş ile gelecek arasında köprü

Kültür Bakanlığı sanatçısı ve Besi Bebeklerin yaratıcısı Zahide Durmaz Akar ise, anneannesinin adını taşıyan bebeklerle Adıyaman’ın geleneksel kıyafetlerini dünyaya tanıttığını belirtti. Depremde atölyesi ve tüm ekipmanları yok olan Akar, "Sıfırdan başladık ama pes etmedik. Bu merkez sayesinde makine ve ham madde desteğiyle yeniden üretime döndük. Şimdi geçmişin izlerini taşıyan eserlerimizi, geleceğe taşımanın mutluluğunu yaşıyoruz" diyerek projenin kendileri için önemini ifade etti.

Merkez, sunduğu imkanlarla sadece bir üretim alanı değil, aynı zamanda depremzede kadınların hayata tutunma ve kültürel değerleri koruma mücadelesinin sembolü haline geldi.