Doğa tutkunlarının yeni rotası haline gelen Otlukbeli Gölü, maden sularının oluşturduğu traverten yapısıyla literatürde tek olma özelliği taşıyor. Hem görsel şölen sunan hem de şifa kaynağı olarak görülen bu doğal anıt, ziyaretçilerini bekliyor.
Tarihi dokusuyla bilinen Erzincan’ın Otlukbeli ilçesi, sınırları içerisinde barındırdığı jeolojik bir hazineyle dikkatleri üzerine çekiyor. İlçe merkezine 7 kilometre mesafede bulunan ve bölge halkının göz bebeği olan Otlukbeli Gölü, sadece Türkiye’nin değil, dünyanın da en nadir oluşumlarından biri olarak kabul ediliyor.
Dünyada tek olma özelliği taşıyor
Gölü diğer su kütlelerinden ayıran en temel fark, oluşum sürecinde yatıyor. Karstik kaynaklar yerine maden sularının birikmesiyle meydana gelen traverten set gölü, bu yönüyle dünyada başka bir örneğe sahip değil. 1885 metre rakımda konumlanan ve 7500 metrekarelik bir alana yayılan bu doğa harikası, 20 metreyi bulan derinliğiyle de dikkat çekiyor. 612 sayılı kurul kararıyla doğal sit alanı ilan edilen bölge, "doğal anıt" statüsüyle koruma altında tutuluyor.
Hem görsel şölen hem şifa kaynağı
Gölün en çarpıcı özelliklerinden biri, kendine has kırmızı rengi ve çevresini saran muhteşem manzarası. Kükürtlü sular ile tatlı su kaynaklarının birleştiği bu havza, sadece turistik bir gezi noktası değil, aynı zamanda şifa arayanların da uğrak yeri. Yöre sakinlerinin aktardığı bilgilere göre, gölün zengin mineralli yapısı romatizmal rahatsızlıklardan kırık çıkık tedavilerine ve kadın hastalıklarına kadar pek çok sağlık sorununa iyi geliyor.
Küçük ama etkisi büyük
Fiziksel boyutları itibarıyla mütevazı bir alana sahip olsa da, taşıdığı ekolojik ve jeolojik değer bakımından devasa bir öneme sahip olan Otlukbeli Gölü, her geçen yıl daha fazla turisti ağırlıyor. Mevsimsel değişimlere göre 150 ila 160 metre uzunluğa ulaşan göl, doğa meraklıları için Erzincan’ın keşfedilmeyi bekleyen en özel noktalarından biri olmayı sürdürüyor.