Eskişehir’de Adem Peksoy’un her köşesi antikalarla donatılmış ve müze görüntüsü çizen kafesi, ilginç dekorasyonu ile büyük ilgi görüyor.
Adem Peksoy’un serüveni, Kayseri’deki ustası Attila Yıldız ile tanışmasıyla başlamış olup, uzun yıllardır yurt genelinden antika parçalar toplamaktadır. Küçük yaşlarda Yıldız ile tanışan Peksoy, hobi olarak başlayan antika toplama işini bugün 29 yaşında, özellikle tasarladığı kafe konseptiyle sürdürmektedir. Bu kafe, pek çok ziyaretçi tarafından müze ya da ikinci el eşya dükkanı olarak da algılanmakta.
"Bunları parayla satmıyoruz, hatıra olarak alıyoruz" diyerek konseptlerini tanımlayan Peksoy, "Elimizdeki toplam ürün sayısı 50 bini aşkın. 1930'lardan başlayan, fotoğraflardan evraklara, eski pijamalardan plaklara kadar birçok eşyaya sahibiz. Ürünlerin geçmişteki yaşanmışlıkları bizim için çok değerli. Müşterilerimiz arasında, komşularımızdan veya yakınlardan kalan özel hatıraların izleri var" şeklinde ifade ediyor.
Peksoy, ustası Atilla Yıldız’ın eski eşyaları toplama tutkusunu da vurgulayarak, "Ustam 1980'li yıllara ait eşyalar toplarken, ben de kendi dönemime ait eski parçaları biriktiriyorum. Açıkçası başlangıçta sadece eşyaları sergilemek için çay evi açmayı düşünmüştük. Ancak zamanla bu konsept bir kafe ve restoran halini aldı" diye açıklıyor.
Aynı zamanda, antikaların korunmasına yönelik mizahi uyarı yazılarına da değinen Peksoy, "Her geçen gün nesil değişiyor ve bazıları eski eşyalara zarar verebiliyor. Bu yüzden vitrinlerimizde, eşyalara dokunulmaması gerektiğini hatırlatıyoruz. Örneğin, 1880 yılına ait bir piyanomuz var; bazen ziyaretçiler ona zarar verebiliyor" diye ekliyor.

ADEM PEKSOY.
