Yeni Birlik Gazetesi Yaşam Fındık üreticisinin korkulu rüyası oldu: Kahverengi kokarcayı durduracak yerli formül laboratuvardan çıktı

Fındık üreticisinin korkulu rüyası oldu: Kahverengi kokarcayı durduracak yerli formül laboratuvardan çıktı

Türkiye’de ilk kez 2017 yılında görülen ve kısa sürede geniş bir coğrafyaya yayılan kahverengi kokarca, tarımsal üretim için en büyük tehditlerden biri haline geldi.

MUHABİR: Gökhan Erek

Tarım alanlarında büyük tahribata yol açan kahverengi kokarca istilasına karşı bilim dünyası, böceğin üzerine temas ederek onu etkisiz hale getiren özel mantar türleriyle biyolojik bir savunma hattı kurmaya hazırlanıyor.

Türkiye’de ilk kez 2017 yılında görülen ve kısa sürede geniş bir coğrafyaya yayılan kahverengi kokarca, tarımsal üretim için en büyük tehditlerden biri haline geldi. Doğal düşmanı bulunmayan ve 300’den fazla bitki türüyle beslenebilen bu zararlı, özellikle fındık bahçelerinde kalite ve verim kaybına neden oluyor. Sokucu-emici yapısıyla bitkilerin öz suyunu kurutan böcekle mücadelede bugüne kadar kimyasal ilaçlar, feromon tuzakları ve samuray arısı gibi yöntemler kullanıldı. Ancak uzmanlar, mevcut yöntemlerin popülasyonu kontrol altına almada yetersiz kaldığı görüşünde.

Yeni umut: Zehirli mantarlar

Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Fen Fakültesi Biyoloji Bölümü, zararlı popülasyonunu kırmak için mikroorganizmalar üzerinde kapsamlı bir çalışma başlattı. Prof. Dr. İsmail Demir liderliğindeki ekip, böceğin üzerine temas ettiğinde enfeksiyon oluşturarak onu öldüren özel mantar türlerini mercek altına aldı. Laboratuvar ortamında yapılan testlerde, 20 farklı mantar türü arasından iki tanesinin kahverengi kokarca üzerinde oldukça yüksek bir öldürme etkisine sahip olduğu belirlendi.

Yerli biyolojik ilaç yolda

Prof. Dr. İsmail Demir, geliştirilen yöntemin mantarların böcek tarafından yenmesine gerek kalmadan, sporların temasıyla enfeksiyonu başlattığını vurguladı. Demir, "Elimizdeki veriler ışığında, etkili olan bu iki mantar türünden yerli bir biyolojik ilaç üretmeyi hedefliyoruz. Şu anki önceliğimiz, ilacın doğadaki etkinliğini kanıtlamak ve hedef dışı canlılara zarar vermediğinden emin olmak. Güvenlik testlerini başarıyla tamamladıktan sonra ticarileşme sürecine geçerek çiftçimizin kullanımına sunacağız" dedi.

Popülasyon hala yayılma aşamasında

Kahverengi kokarcanın henüz durulma aşamasına gelmediğini ve yayılmaya devam ettiğini belirten Prof. Dr. Demir, zararlının yüksek rakımlara kadar çıktığına dikkat çekti. Mevcut biyolojik mücadele araçlarının, özellikle samuray arısının, yoğun popülasyon karşısında arzu edilen sonucu vermediğini ifade eden Demir, halkın da katılımıyla eş zamanlı ve kararlı bir mücadele stratejisinin şart olduğunu sözlerine ekledi.