Yeni Birlik Gazetesi Yaşam Fosil yakıtlara veda vakti: Yerin sekiz kilometre altındaki devrim enerji krizini bitirebilir

Fosil yakıtlara veda vakti: Yerin sekiz kilometre altındaki devrim enerji krizini bitirebilir

Küresel ölçekte yaşanan jeopolitik gerilimler ve enerji arzında meydana gelen kesintiler, ülkeleri daha bağımsız ve sürdürülebilir enerji arayışlarına itiyor. Bu noktada, petrol ve doğal gaz endüstrisinin aşina olduğu sondaj tekniklerinin yenilenebilir enerjiye uyarlandığı Geliştirilmiş Jeotermal Sistemler (EGS), fosil yakıtlardan kurtulmak isteyen dünya için en güçlü aday olarak öne çıkıyor.

Dünya enerji piyasalarındaki arz krizleri yenilenebilir kaynaklara geçişi zorunlu kılarken, petrol sondaj teknolojilerinden ilham alan yeni bir sistem oyunun kurallarını tamamen değiştiriyor.

Küresel ölçekte yaşanan jeopolitik gerilimler ve enerji arzında meydana gelen kesintiler, ülkeleri daha bağımsız ve sürdürülebilir enerji arayışlarına itiyor. Bu noktada, petrol ve doğal gaz endüstrisinin aşina olduğu sondaj tekniklerinin yenilenebilir enerjiye uyarlandığı Geliştirilmiş Jeotermal Sistemler (EGS), fosil yakıtlardan kurtulmak isteyen dünya için en güçlü aday olarak öne çıkıyor.

Geleneksel yöntemlerin ötesine geçiliyor

Jeotermal Enerji Derneği (JED) Yönetim Kurulu Başkanı Ali Kındap, EGS teknolojisinin çalışma prensibini "geleneksel santrallerin çok daha ötesinde, yerin yaklaşık sekiz kilometre derinliğine inerek çatlak kayalara sıvı enjekte edilmesi ve ısınan bu sıvının elektrik üretimi için yüzeye çekilmesi" olarak tanımlıyor. Bu yöntem, rüzgar ve güneş enerjisinin en büyük handikapları olan depolama ve iletim sorunlarını ortadan kaldırarak kesintisiz bir enerji akışı vadediyor.

Maliyetlerde devrim niteliğinde düşüş

Stanford Üniversitesi tarafından yapılan kapsamlı bir bilimsel araştırma, EGS teknolojisinin sadece çevreci bir çözüm olmadığını, aynı zamanda ekonomik bir kurtarıcı olduğunu da gözler önüne seriyor. Araştırma sonuçlarına göre, EGS sisteminin enerji portföyüne dahil edilmesi, rüzgar ve güneş enerjisi yatırımları için gereken devasa batarya ve altyapı maliyetlerini ciddi oranda aşağı çekiyor.

Fosil yakıtlı sistemlerle kıyaslandığında, EGS destekli bir enerji altyapısı yıllık maliyetleri yüzde 60 oranında düşürebiliyor. Sağlık ve iklim değişikliği kaynaklı dolaylı maliyetler de hesaba katıldığında, toplumsal tasarruf oranının yüzde 90'lara kadar çıkabileceği öngörülüyor.

Yapay zekanın enerji ihtiyacına çözüm

Günümüzde hızla artan veri merkezleri ve yapay zeka teknolojilerinin yarattığı devasa elektrik talebi, enerji arzında yeni bir kriz riski taşıyor. EGS, 7/24 kesintisiz enerji sağlama kapasitesiyle bu dijital dönüşümün en önemli destekçisi olmaya aday.

Türkiye'nin bu alandaki potansiyeline dikkat çeken Kındap, "Dünyanın en yüksek jeotermal potansiyeline sahip ülkelerinden biri olarak, bu teknolojinin geliştirilmesinde pasif bir izleyici değil, proaktif bir oyuncu olmalıyız" diyerek yerli teknoloji geliştirme çağrısında bulundu. Sondaj hızlarındaki teknolojik iyileşmelerle birlikte, 2035 yılına kadar EGS maliyetlerinin çok daha rekabetçi seviyelere gerilemesi bekleniyor.